Yönetici Özeti ve Hukuki Paradigma Değişimi: Usul Hukukunda Yeni Bir Çağ
2026 yılı, Türk yargı sistemi ve medeni usul hukuku pratiği açısından, yalnızca enflasyonist düzeltmelerin yapıldığı rutin bir takvim yılı olmanın çok ötesinde, yapısal ve felsefi bir dönüşümün miladı olarak kayıtlara geçecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) düzleminde kanun yollarına başvuruyu, ispat yükümlülüklerini ve görevli mahkemeyi tayin eden parasal sınırlar, %25,49 olarak belirlenen Yeniden Değerleme Oranı (YDO) üzerinden güncellenmiştir.
Ancak bu niceliksel güncellemeden çok daha hayati olan gelişme, 7550 sayılı Kanun ile hukukumuza giren ve usul hukukunun zaman bakımından uygulanma rejimini kökten değiştiren “dava tarihi” esasının yürürlüğe girişidir. Bu rapor, kıdemli bir usul hukuku avukatı perspektifiyle, 2026 istinaf sınırı, temyiz kesinlik sınırı 2026 ve hakem heyeti sınırı 2026 kavramlarını sadece birer rakam olarak değil, hak arama hürriyetini şekillendiren temel parametreler olarak ele alacak; 7550 sayılı Kanun devrimini, Yargıtay’ın yerleşik ve değişen içtihatlarını ve uygulamada karşılaşılacak riskleri, yaklaşık 25 sayfalık bir derinlikte, akademik titizlik ve mesleki tecrübeyle analiz edecektir.
BÖLÜM I: Hukuk Muhakemelerinde Zaman Bakımından Uygulama Devrimi (7550 Sayılı Kanun)
1.1. “Karar Tarihi” Esasından “Dava Tarihi” Esasına Geçişin Teorik ve Pratik Analizi
Türk hukuk tarihinde on yıllardır süregelen en büyük tartışmalardan biri, kanun yollarına (istinaf ve temyiz) başvuruda esas alınacak parasal sınırın hangi tarihe göre belirleneceği sorunu olmuştur. 2024 yılına kadar yerleşik Yargıtay içtihatları ve doktrin, “kanun yoluna başvurma hakkının kararın verildiği anda doğacağı” gerekçesiyle, karar tarihindeki parasal sınırların esas alınmasını öngörmekteydi. Bu uygulama, yüksek enflasyon dönemlerinde “hak arama hürriyetini” fiilen kısıtlayan bir tuzağa dönüşmekteydi.
Örneğin, 2020 yılında açılan 100.000 TL’lik bir dava, o günün koşullarında temyize tabi iken; yargılamanın uzaması ve temyiz sınırının her yıl YDO oranında artması neticesinde, 2025 yılında karar verildiğinde temyiz sınırının altında kalarak kesinleşebiliyordu. Vatandaş, davasını açarken sahip olduğu “Yargıtay denetimi hakkını”, yargılamanın kendisi dışındaki sebeplerle uzaması nedeniyle kaybediyordu.
Bu adaletsizliğe dur diyen Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları sonrası, kanun koyucu 7550 sayılı Kanun ile HMK Ek Madde 1’de tarihi bir değişikliğe gitmiştir.1
Yeni Kuralın Teknik İzahı:
7550 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca, istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuruda parasal sınırların belirlenmesinde artık davanın açıldığı tarihteki parasal sınırlar esas alınacaktır. Bu değişiklik, usul hukukumuzda “derhal uygulanırlık” ilkesinin istisnası olan “geriye yürümezlik” veya “sabitlenme” (perpetuatio fori benzeri bir statü koruma) ilkesini kanun yolu sınırlarına taşımıştır.
Bu değişikliğin 2026 istinaf sınırı ve temyiz kesinlik sınırı 2026 uygulamasına etkisi şöyledir:
- Hukuki Güvenlik: Davacı, 01.01.2026 tarihinde davasını açarken, davasının istinaf veya temyiz edilip edilemeyeceğini o gün bilecek ve bu statü dava sonuna kadar (isterse 10 yıl sürsün) değişmeyecektir.
- Enflasyonist Aşınmaya Karşı Koruma: Parasal sınırlar yıllar içinde milyonlarca liraya ulaşsa bile, 2026 yılında açılan dava için 2026 yılının parasal sınırları (İstinaf: 50.000 TL, Temyiz: 682.000 TL) geçerli olacaktır.
1.2. Geçiş Hükümleri ve Derdest Davaların Durumu
Bu devrim niteliğindeki değişiklik, halihazırda devam eden (derdest) davalar için karmaşık bir geçiş rejimi yaratmıştır. Meslektaşlarımızın en çok hata yapabileceği alan burasıdır. 7550 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi öncesinde ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi tarafından karar verilmiş dosyalar ile, henüz karar verilmemiş dosyalar arasında bir ayrıma gidilmiştir.
- Senaryo A (Eski Dosyalar): Kanun değişikliğinden önce karar verilmiş ancak kanun yolu süreci devam eden dosyalarda, eski sistem (karar tarihi esası) uygulanmaya devam edecektir.
- Senaryo B (Yeni ve Derdest Davalar): Kanun yürürlüğe girdikten sonra (ve özellikle 2026 yılı itibarıyla) açılacak davalarda doğrudan “Dava Tarihi Esası” uygulanacaktır.
- Uygulama Riski: 2026 yılında verilecek bir kararı elimize aldığımızda, öncelikle bakmamız gereken şey “Bu dava ne zaman açıldı?” sorusudur. Eğer dava 2023 yılında açılmışsa, o tarihteki kurallar ile 7550 sayılı yasanın geçiş hükümleri çatışabilir; ancak 01.01.2026 tarihinden sonra açılan her davada 2026 istinaf sınırı olan 50.000 TL, davanın sonuna kadar mühürlenmiş bir sınır olarak kalacaktır.
BÖLÜM II: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Kapsamında 2026 Parasal Sınırları
Hukuk yargılamasında “miktar veya değeri” para ile ölçülebilen davalarda, mahkemelerin görevinden kanun yolu denetimine, senetle ispattan duruşmalı temyiz hakkına kadar pek çok husus parasal sınırlara tabidir. 2026 yılı için belirlenen %25,49 YDO oranı, bu parasal sınırları kritik eşiklere taşımıştır.
2.1. 2026 İstinaf Parasal Sınırı (Kesinlik Sınırı): 50.000 TL
Bölge Adliye Mahkemeleri’ne (BAM) başvuru yolunu düzenleyen HMK madde 341 uyarınca, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.
- Rakam: 50.000 TL.2
- Hukuki Analiz ve “2026 İstinaf Sınırı” Kapsamı:
İlk Derece Mahkemesi (Asliye Hukuk, Sulh Hukuk, Asliye Ticaret vb.) tarafından verilen ve dava değeri 50.000 TL’yi aşmayan kararlar, verildiği anda kesinleşir. Bu durum, “2026 istinaf sınırı” kavramının, aslında bir “adalet erişim barajı” olduğunu gösterir.
- Manevi Tazminat Riski: 2026 yılında açılan bir davada, davacı 45.000 TL manevi tazminat talep etmiş ve dava reddedilmişse, 2026 istinaf sınırı olan 50.000 TL’nin altında kaldığı için bu karar istinaf edilemeyecektir. Yargıtay’ın manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği, manevi tazminat talebinin tamamı sınıra tabidir.
- Kısmi Kabul/Ret Durumu Parasal Sınırları: Davanın 100.000 TL üzerinden açıldığını, mahkemenin 40.000 TL’sini kabul, 60.000 TL’sini reddettiğini varsayalım.
- Davalı Açısından: Mahkum edildiği miktar 40.000 TL’dir. Bu miktar 2026 istinaf sınırı (50.000 TL) altında kaldığı için davalı istinafa gidemez.
- Davacı Açısından: Reddedilen miktar 60.000 TL’dir. Bu miktar sınırı aştığı için davacı istinafa gidebilir.
- Bu asimetrik durum, “Silahların Eşitliği” ilkesi açısından eleştirilse de, usul ekonomisi gereği kanun koyucunun takdiridir.
2.2. Temyiz Kesinlik Parasal Sınırı 2026: 682.000 TL
Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinin verdiği kararlara karşı Yargıtay’a başvurulup başvurulamayacağını belirleyen sınırdır (HMK m. 362).
- Rakam: 682.000 TL.2
- Hukuki Analiz ve “Temyiz Kesinlik Sınırı 2026” Kapsamı:
Temyiz kesinlik sınırı 2026 yılında 682.000 TL’ye yükselerek, orta ölçekli ticari davaları ve iş davalarının büyük kısmını Yargıtay denetiminin dışına itmiştir.
- İçtihat Birliği Sorunu: 681.000 TL’lik bir davada verilen hatalı BAM kararı, Yargıtay denetimine gidemediği için kesinleşecek ve emsal teşkil edecektir. Farklı BAM dairelerinin aynı konuda farklı kararlar vermesi ve bunların temyiz sınırının altında kalması, “Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki Uyuşmazlıkların Giderilmesi” prosedürünü (HMK m. 363) daha işlevsel hale getirecektir.
- Kira Davaları İstisnası: HMK m. 362/2 uyarınca, kira ilişkisinden doğan davalar (tahliye ve miktar ne olursa olsun kira tespiti davaları hariç, alacak davaları) miktar 682.000 TL’yi aşsa bile temyiz edilemez. Ancak “tahliye” davalarında temyiz yolu açıktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, kira alacağı davasının temyiz kesinlik sınırı 2026 rakamına tabi olup olmadığıdır. Yargıtay uygulamasına göre, kira alacağı davaları temyiz sınırına tabidir.
2.3. Temyizde Duruşma Parasal Sınırı: 1.023.000 TL
Yargıtay’da dosya üzerinden inceleme yerine, tarafların avukatlarıyla katılabileceği duruşmalı inceleme (mürafaa) yapılabilmesi için gereken parasal alt sınırdır (HMK m. 369).
- Rakam: 1.023.000 TL.2
- Analiz: Bu sınırın psikolojik bir eşik olduğu açıktır. 1 milyon TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda Yargıtay hakimleri tarafları dinlemeyecektir. Avukatlar için bu durum, temyiz dilekçesinin kalitesini ve ikna ediciliğini hayati hale getirir; zira sözlü izahat şansı yoktur.
2.4. Senetle İspat Parasal Sınırı: 41.000 TL
Hukuki işlemlerin tanıkla değil, ancak kesin delil (senet/yazılı belge) ile ispatlanması zorunluluğunu düzenleyen sınırdır (HMK m. 200).
- Rakam: 41.000 TL.2
- Hukuki Derinlik:
- Senede Karşı Senet: 41.000 TL’nin üzerindeki bir borç ilişkisi yazılı belgeye bağlanmışsa, bu borcun ödendiği iddiası da (miktar ne olursa olsun) yine yazılı belge ile ispatlanmalıdır.
- Delil Başlangıcı (HMK m. 202): Eğer elimizde borcu tam ispatlamayan ancak ilişkiyi gösteren bir belge (whatsapp yazışması, banka dekontu açıklaması vb.) varsa, sınır 41.000 TL’yi aşsa bile tanık dinlenebilir. 2026 yılında, özellikle dijital delillerin “delil başlangıcı” sayılıp sayılmayacağı konusundaki içtihatlar, senetle ispat sınırının katılığını yumuşatan en önemli unsurdur.

BÖLÜM III: İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Kapsamında Parasal Sınırlar
İdare ve Vergi Mahkemelerinde görülen davalarda, tek hakimle karar verme, istinaf ve temyiz parasal sınırları, idarenin eylem ve işlemlerinin denetimi açısından kritik öneme sahiptir. İdari yargıdaki parasal sınırlar genellikle adli yargıdan daha yüksek seyreder çünkü kamu gücüne karşı bireyin korunması daha hassas bir teraziyi gerektirir.
3.1. İdari Yargı Temyiz Parasal Sınırı: 1.660.000 TL
Bölge İdare Mahkemesi kararlarına karşı Danıştay’a başvuru sınırıdır (İYUK m. 46).
- Rakam: 1.660.000 TL.2
- Hukuki Analiz:
- Bu rakam, hukuk mahkemelerindeki temyiz sınırının (682.000 TL) yaklaşık 2.5 katıdır. Bunun nedeni, İdari Yargıda İstinaf Mahkemelerinin (BİM) fiili olarak son derece mahkemesi gibi konumlandırılmasıdır.
- Danıştay’a Erişim: 1.660.000 TL’nin altındaki vergi cezaları, tam yargı davaları ve iptal davalarında Danıştay yolu kapalıdır. Bu durum, özellikle KOBİ’lerin vergi uyuşmazlıklarında Bölge İdare Mahkemesi kararlarının kesin hüküm teşkil edeceği anlamına gelir.
- Konusu Para Olmayan Davalar: İdari işlemin iptali davalarında (örneğin bir atama işlemi, disiplin cezası, imar planı iptali) parasal sınır söz konusu değildir; bu davalar miktar aranmaksızın Danıştay denetimine tabi olabilir (eğer İYUK 46. maddedeki katalog suçlar/işlemler listesindeyse). Ancak “tam yargı” (tazminat) davalarında 1.660.000 TL sınırı mutlaktır.
3.2. İdari Yargı İstinaf Parasal Sınırı
- Tahmini Rakam: 50.000 TL (Adli yargı ile paralellik).
- İdari yargıda 50.000 TL altındaki davalarda İdare Mahkemesi kararı kesindir. Ancak vergi davalarında bu sınırın altındaki uyuşmazlıklar için itiraz yolu veya kesinlik durumu özel kanun hükümlerine tabidir.
BÖLÜM IV: İcra ve İflas Hukuku Parasal Sınırları
4.1. İcra Mahkemeleri İstinaf Parasal Sınırı: 119.000 TL
İcra Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuru sınırıdır (İİK m. 363).
- Rakam: 119.000 TL.2
- Hukuki Analiz:
- İcra hukukunda yargılama “basit yargılama” usulüne tabidir. 119.000 TL’nin altındaki şikayet, itirazın kaldırılması, istihkak davaları vb. kararlar kesindir.
- Bu rakamın hukuk mahkemelerindeki istinaf sınırından (50.000 TL) yüksek olması dikkat çekicidir. Bunun sebebi, icra takiplerinin sürüncemede kalmasını engellemek ve alacaklının alacağına kavuşmasını hızlandırmaktır. Ancak borçlu açısından, 118.000 TL’lik haksız bir takibin iptali talebi reddedildiğinde, üst mahkemeye gidememek mülkiyet hakkı ihlali tartışmalarını doğurabilir.

BÖLÜM V: Tüketici Hukuku ve Hakem Heyeti Sınırı 2026
Tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Mahkemesi’ne dava açmadan önce Hakem Heyeti’ne başvurunun zorunlu olduğu parasal sınırdır (TKHK m. 68).
5.1. Tüketici Hakem Heyeti Parasal Sınırı 2026: 186.000 TL
- Rakam: 186.000 TL.2
- Hukuki Analiz ve “Hakem Heyeti Sınırı 2026” Uygulaması:
- 2026 yılında hakem heyeti sınırı 2026 rakamı olan 186.000 TL, tüketici hukukunun en kritik eşiğidir. Bu rakamın altındaki uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemesi’ne doğrudan dava açılamaz; açılırsa “dava şartı yokluğu” nedeniyle reddedilir.
- Kapsam: Kredi kartı aidatları, ayıplı cep telefonları, bilgisayarlar, mobilyalar ve hatta ikinci el otomobil satışlarındaki bazı uyuşmazlıklar (bedel indirimi talepleri gibi) bu sınırın içinde kalmaktadır. 185.000 TL değerindeki bir ayıplı araç davası, mahkemede değil, kaymakamlık bünyesindeki heyette görülecektir.
- İtiraz Prosedürü: Hakem Heyeti kararına karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesi’ne itiraz edilebilir. Tüketici Mahkemesi’nin bu itiraz üzerine verdiği karar KESİNdir. Yani, 186.000 TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda İstinaf veya Yargıtay yolu tamamen kapalıdır. Tüketici Mahkemesi bu dosyalar için son sözü söyler.
BÖLÜM VI: Kritik Usul Sorunları ve Yargıtay Perspektifi
Kıdemli bir avukat olarak, rakamların ötesindeki usul tuzaklarına dikkat çekmek isterim. Özellikle manevi tazminat, ıslah ve belirsiz alacak davalarında parasal sınırların uygulanması teknik uzmanlık gerektirir.
6.1. Manevi Tazminatın Özgün Yapısı ve Kesinlik Sınırı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) içtihatlarına göre 3, manevi tazminat davalarında kesinlik sınırı katı bir şekilde uygulanır ancak bu durum eleştiriye açıktır.
- Ayrıklık İlkesi: Maddi ve manevi tazminat birlikte talep edilse bile, kesinlik sınırı (2026 için 50.000 TL istinaf, 682.000 TL temyiz) her bir talep için ayrı ayrı değerlendirilir.
- Örnek: Davacı 400.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat kazandı. Davalı temyize gitmek istiyor.
- Maddi Tazminat (400.000 TL) < Temyiz Kesinlik Sınırı 2026 (682.000 TL). Temyiz edilemez.
- Manevi Tazminat (100.000 TL) < Temyiz Kesinlik Sınırı 2026 (682.000 TL). Temyiz edilemez.
- Her iki kalem de sınırın altında kaldığı için karar BAM aşamasında kesinleşir. Toplam hüküm 500.000 TL olsa dahi sonuç değişmez.
6.2. Islah, Bedel Artırımı ve “Zamanın Donması”
7550 sayılı Kanun ile gelen “dava tarihi” esasının en karmaşık sonucu burada ortaya çıkar.
- Belirsiz Alacak Davası: 2026 yılında açılan bir belirsiz alacak davasında (HMK 107), dava değeri başlangıçta sembolik (örneğin 1.000 TL) gösterilir. Yargılama sonunda, örneğin 2028 yılında, bilirkişi raporuyla alacak 700.000 TL olarak belirlenir ve bedel artırılır.
- Soru: Temyiz sınırı hangi tarihe göre belirlenecek? 2026 (dava tarihi) mi, 2028 (karar/ıslah tarihi) mi?
- Cevap (Yargıtay ve Yeni Kanun): Dava tarihi esastır. 2026 yılındaki temyiz kesinlik sınırı 2026 olan 682.000 TL baz alınacaktır. Davanın sonunda hükmedilen miktar (700.000 TL), dava tarihindeki sınırı (682.000 TL) aştığı için, karar temyiz edilebilir. Eğer “karar tarihi” esas alınsaydı ve 2028’de sınır enflasyonla 1.000.000 TL olsaydı, davacı temyiz hakkını kaybedecekti. 7550 sayılı yasa burada davacının lehine, “hak arama hürriyetini” koruyan bir kalkan işlevi görmektedir.
6.3. İhtiyari Dava Arkadaşlığı Tuzağı
Birden fazla işçinin aynı dosyada dava açması veya birden fazla davalıya dava açılması durumunda (ihtiyari dava arkadaşlığı), parasal sınırlar her bir kişi için ayrı ayrı hesaplanır.4
- 10 işçinin toplam alacağı 2 milyon TL olabilir. Ancak işçi başına düşen miktar 2026 istinaf sınırı olan 50.000 TL’nin altındaysa (örneğin her biri 45.000 TL alıyorsa), işveren bu kararı istinaf edemez. Toplam miktarın sınıra etkisi yoktur.
BÖLÜM VII: Karşılaştırmalı Tablo (2025 vs. 2026)
Aşağıdaki tablo, meslektaşlarımız için parasal sınırların değişimini ve %25,49’luk artışın etkisini netleştirmektedir.
| Parasal Parasal Sınır Türü | Yasal Dayanak | 2025 Parasal Sınırı (TL) | 2026 Parasal Sınırı (TL) | Değişim Analizi |
| Senetle İspat Parasal Sınırı | HMK m. 200 | 33.000 TL | 41.000 TL | Sözlü anlaşmaların hukuki güvenliği azaldı. |
| İstinaf (Kesinlik) Parasal Sınırı | HMK m. 341 | 40.000 TL | 50.000 TL | Yerel mahkeme kararlarının kesinleşme hızı arttı. |
| Temyiz (Kesinlik) Parasal Sınırı | HMK m. 362 | 544.000 TL | 682.000 TL | Yargıtay’ın iş yükü filtresi %25 daraldı. |
| Temyizde Duruşma Parasal Sınırı | HMK m. 369 | 816.000 TL | 1.023.000 TL | 1 Milyon altı dosyalarda sözlü savunma bitti. |
| İcra İstinaf Parasal Sınırı | İİK m. 363 | 95.000 TL | 119.000 TL | İcra takiplerinde üst mahkeme yolu zorlaştı. |
| Tüketici Hakem Heyeti | TKHK m. 68 | 149.000 TL | 186.000 TL | Tüketici mahkemelerinin yükü heyetlere kaydı. |
| İdari Yargı Temyiz | İYUK m. 46 | 1.325.000 TL* | 1.660.000 TL | Danıştay’a erişim en zor seviyeye ulaştı. |
(Not: Tablodaki veriler 2 ve 6 kaynaklarından doğrulanarak hesaplanmıştır.)

Sonuç: Hak Arama Hürriyeti ve Usul Ekonomisi Arasındaki Hassas Denge
2026 yılı, Türk usul hukukunda “parasal sınırlar” kavramının sadece muhasebe departmanlarını değil, Anayasa hukuku teorisyenlerini de ilgilendirdiği bir yıl olacaktır. Yeniden Değerleme Oranı (%25,49) ile güncellenen rakamlar; 2026 istinaf sınırı için 50.000 TL, temyiz kesinlik sınırı 2026 için 682.000 TL ve hakem heyeti sınırı 2026 için 186.000 TL seviyelerine ulaşmıştır.
Bu yükseliş, yargının iş yükünü hafifletmek (usul ekonomisi) adına atılmış bir adım olsa da, “Hak Arama Hürriyeti” (Anayasa m. 36) üzerinde ciddi bir basınç oluşturmaktadır. 680.000 TL gibi, Türkiye şartlarında bir ailenin tüm birikimi olabilecek bir meblağ hakkında verilen yanlış bir Bölge Adliye Mahkemesi kararının, Yargıtay denetimine kapalı olması (kesin olması), adalet duygusunu zedeleyebilir.
Ancak 7550 sayılı Kanun ile getirilen “Dava Tarihi Esası”, bu riskleri dengeleyen en önemli güvencedir. Davanın açıldığı günkü parasal sınırların dondurulması, vatandaşın oyunun kurallarını baştan bilmesini ve enflasyonist süreçte hak kaybına uğramamasını sağlar.
2026 yılında bir dava dilekçesi hazırlarken, “fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutuyoruz” cümlesini kurmadan önce, davanızın toplam değerinin temyiz kesinlik sınırı 2026 olan 682.000 TL’nin altında kalıp kalmadığını çok iyi analiz edin. Çünkü o sınırın altında kalan bir dava, ne kadar haklı olursanız olun, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kaleminden çıktığı anda kesinleşecektir. Sürelerin ve parasal sınırların takibinde yapılacak bir hata, sadece teknik bir kusur değil, müvekkilin “hak arama hürriyetini” ebediyen kısıtlayan bir mesleki sorumluluk ihlalidir. Usul, esasa mukaddemdir; ve 2026’da usul, her zamankinden daha pahalıdır.
Apilex ile Parasal Sınırlar
Bu yeni dönemde en büyük risk, parasal sınırların ve “dava tarihi” esasının teknik ayrıntılarının dosya yönetiminde gözden kaçmasıdır. Artık yalnızca doğru dilekçe yazmak değil; doğru tarihte doğru sınırı sabitlemek, doğru stratejiyi ilk günden kurmak ve dosya içindeki değer değişimlerini (ıslah/bedel artırımı/kısmi dava) anlık takip etmek zorunluluktur.
Tam da bu nedenle, Apilex ile ilgili çalışmada vurguladığımız yaklaşım burada yeniden önem kazanır: usul hukuku bir “takvim” değil, bir “sistem” işidir. Sürelerin, parasal sınırların, geçiş hükümlerinin ve içtihat değişimlerinin manuel şekilde takip edildiği bir pratikte, hata ihtimali kaçınılmaz olarak yükselir. Apilex’in sunduğu usul otomasyonu ve akıllı kontrol mekanizmaları, 2026 sonrası usul rejiminde yalnızca verimlilik değil; doğrudan hak kaybını önleyici bir güvenlik katmanı olarak konumlanmaktadır.
Kaynakça1
- 1: 7550 Sayılı Kanun Metni, HMK Ek Madde 1 değişikliği ve Resmi Gazete.
5: 2024-2025 Yılları Karşılaştırmalı HMK/İYUK Tabloları.
2: 2026 Yılı YDO (%25,49) Bazlı Parasal Sınır Hesaplamaları.
3: Yargıtay HGK Manevi Tazminat ve Kesinlik Sınırı İçtihatları.
4: İhtiyari Dava Arkadaşlığı ve İstinaf Sınırı Uygulaması.
10: Dava Tarihi Esas1ının Yargıtay ve BAM Kararlarına Yansıması.
12: Islah, Bedel Artırımı ve Usul Hukuku Zaman Bakımından Uygulama İlkeleri. ↩︎


Bir yanıt yazın