Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur?

Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur? 4 Adımda İçtihatla Açıklama

yazar:

kategori:

Kesin süreden sonra yatırılan bilirkişi ücretinin hukuki sonuçları, Türk hukukunda önemli bir tartışma konusudur. Özellikle Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Yargıtay içtihatları bu konuda yol göstericidir. 

Yasal Çerçeve  

Türk hukukunda süreler, kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanunda  belirtilen istisnai durumlar dışında, hakim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hakim, kendisinin tespit ettiği süreleri ise haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir. 

Sürelerin belirlenmesi  

MADDE 90- (1) Süreler, kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanunda  belirtilen istisnai durumlar dışında, hakim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. (2) Hakim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli  gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. 

Kanunun belirlediği süreler kesin olup, hakimin tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar vermesi mümkündür. Bu durumda hakim, kesin süreye konu olan işlemi açıklar ve süreye  uyulmamasının hukuki sonuçlarını ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçiren taraf yeniden süre isteyebilir; ancak bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. 

Kesin süre  

MADDE 94- (1) Kanunun belirlediği süreler kesindir.

(2) (Değişik: 22/7/2020-7251/6 md.) Hakim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar  verebilir. Bu takdirde hakim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa  geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma  hakkı ortadan kalkar.  

Bilirkişi incelemesi, mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren  hâllerde başvurduğu bir delil vasıtasıdır. 

Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur?
Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur?

Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller  

MADDE 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren  hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu  belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. 

Delil ikamesi için avans yatırılması HMK madde 324’te düzenlenmiştir: 

Delil ikamesi için avans  

MADDE 324- (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.  

(2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı  yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır. 

Bu maddeye göre, bilirkişi ücreti delil avansı niteliğindedir ve talep eden tarafça kesin süre içinde yatırılması gerekir. Aksi takdirde, o delilden vazgeçilmiş sayılır. Ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde durum farklılık gösterebilir. 

Yargıtay Uygulamaları  

Yargıtay, kesin süreden sonra yatırılan bilirkişi ücreti konusunda çeşitli kararlar vermiştir. Bu kararlar, genel olarak, kesin sürenin usulüne uygun verilip verilmediği, yargılamanın uzamasına sebebiyet verilip verilmediği ve davanın niteliği gibi faktörlere odaklanmaktadır.  

1. Kesin Süreye Rağmen Bilirkişi Ücretinin Yatırılmaması ve Delilden Vazgeçilmiş  Sayılma

Yargıtay içtihatlarına göre, mahkemece usulüne uygun olarak verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde, ilgili tarafın bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması esastır. Bu durumda mahkeme, dosyadaki mevcut delil durumuna göre  karar vermelidir. 

T.C. Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi: Davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen bilirkişi  incelemesi için takdir edilen ücret yatırılmadığına göre davacı bilirkişi deliline dayanmaktan  vazgeçilmiş sayılır. Bu aşamada artık dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre karar verilmek gerekir. (Aynı doğrultuda Yargıtay 11. HD 17/11/2021 tarih 2020/4398 Esas, 2021/6282  Karar, Ankara BAM 21.HD 2018/324-568 E-K) Kesin süre içinde bilirkişi incelemesi için  gerekli avansı yatırmayan davacı taraf bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. 

Benzer şekilde, başka bir Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında da aynı ilke vurgulanmıştır: 

T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi: Davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen  bilirkişi incelemesi için takdir edilen ücret yatırılmadığına göre davacı bilirkişi deliline  dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır Bu aşamada artık dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre  karar verilmek gerekir. (Aynı doğrultuda Yargıtay 11. HD 17/11/2021 tarih 2020/4398 Esas,  2021/6282 Karar, Ankara BAM 21.HD 2018/324-568 E-K) Kesin süre içinde bilirkişi  incelemesi için gerekli avansı yatırmayan davacı taraf, bilirkişi deliline dayanmaktan  vazgeçmiş sayılmıştır.

2. Yargılamanın Uzamasına Sebebiyet Vermeyen Durumlarda Esneklik

 Bazı Yargıtay  kararlarında, kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin süresinden sonra yatırılması durumunda, eğer bu durum yargılamanın uzamasına sebebiyet vermemişse, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmayacağı belirtilmiştir. Ancak bu durum, kesin sürenin usulüne uygun bir şekilde ihtar edilip edilmediği ve yargılamanın ne kadar geciktiği gibi faktörlere bağlıdır. 

T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi: Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kesin süre  içinde bilirkişi ücreti yatırılmasa dahi celse atlamasına neden olmayacak şekilde kesin süreden  sonra gider avansının yatırılması halinde mahkemece yargılamayı geciktirmeyen işlemin kabulü kararı verilebilecektir. Ancak davacı bilirkişi ücretini 2 celse geciktirerek, 8 ay sonra tamamlamıştır 

Bu karar, yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmemesi koşulunun önemini  vurgulamaktadır. Eğer bilirkişi ücreti çok geç yatırılır ve bu durum yargılamayı önemli ölçüde geciktirirse, bu esneklik uygulanmayabilir.  

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi de benzer bir yaklaşımla, bilirkişi masrafının süresinden sonra yatırılmasının duruşmanın ertelenmesine sebebiyet vermemesi halinde delilden vazgeçilmiş sayılmayacağını belirtmiştir. Ancak, usulüne uygun ihtarata rağmen masrafın yatırılmaması durumunda bu esneklik ortadan kalkar. 

T.C İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi: Bilirkişi masrafının süresinden sonra yatırılması duruşmanın ertelenmesine sebebiyet vermemişse o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmayı gerektirmeyecektir. (Yargıtay 19. HD E. 2009/7890 K. 2009/9364, 14/10/2009) Lakin, usulüne uygun ihtarata rağmen 20/11/2019 tarihli celsede de dahi masraf yatırılmadığı gibi karar tarihi 16/09/2020 itibariyle de UYAP kontrolünde mahkememizce belirlenen avansın  yatırılmadığı sabittir. 

3. Kesin Sürenin Usulüne Uygun Verilmesi Gerekliliği

Yargıtay, kesin sürenin hukuki  sonuç doğurabilmesi için usulüne uygun olarak verilmiş olmasını şart koşar. Bu, bilirkişinin isim olarak belirlenmesi, tebligat masrafının ve özellikle bilirkişi ücretinin açık bir şekilde belirtilmesi ve tarafa bildirilmesi anlamına gelir. Salt “bilirkişi giderlerinin yatırılması” gibi genel bir ifade veya açık olmayan bir kararla verilen kesin süreye uyulmamış olması, tarafın  bilirkişi incelemesi talebinden vazgeçmiş sayılması için yeterli değildir. 

Hukuk Genel Kurulu 2008/4-655 E., 2008/664 K. : Burada önemle vurgulanmalıdır ki; bilirkişi incelemesi yapılmasını isteyen tarafın kesin süre içinde bilirkişi giderlerini yatırmamış olması nedeniyle bu talebinden vazgeçmiş sayılabilmesi için, mahkemenin bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin kararında ve ikinci defa süre verirken, bilirkişinin isim olarak belirlenmesi, tebligat masrafının gösterilmesi ve özellikle bilirkişi ücretinin açık bir şekilde belirtilmesi ve tarafa bildirilmesi gerektiği kuşkusuzdur Salt, bilirkişi giderlerinin yatırılması gibi genel bir ifade ile veya açık olmayan, noksan bir kararla verilen kesin süreye uyulmamış olması, tarafın bilirkişi incelemesi yapılması talebinden vazgeçmiş sayılması için yeterli değildir. 

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi de benzer şekilde, kesin sürenin usulüne uygun verilmediği durumlarda, davacının bilirkişi giderini yatırmamış olmasının davanın usulden reddini değil, delilden vazgeçilmiş sayılmasını gerektireceğini belirtmiştir.

Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur?
Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur?

4. Delil Avansı ve Dava Şartı Ayrımı

Bilirkişi ücreti, gider avansı değil, delil ikamesi  avansı niteliğindedir. Gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemez. Bu nedenle, verilen kesin süre içinde delil avansının yatırılmaması, davanın  dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf, belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa, dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır. 

T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi: Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri  karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bilirkişi ücreti gider avansı değil, delil ikamesi avansı olup gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı  dava şartı olarak nitelendirilemeyeceği gibi, verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın, dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır. (Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin … tarih …E.  …K. sayılı kararı) 

Bu ayrım, bilirkişi ücretinin yatırılmamasının davanın esasına etkisini belirlemede kritik öneme sahiptir. Dava şartı eksikliği davanın usulden reddine yol açarken, delil avansının yatırılmaması sadece ilgili delilden vazgeçilmiş sayılması sonucunu doğurur.

Kesin Süre ve Bilirkişi Avansı Süreçlerinde Apilex ile Pratik Uyum ve Risk Yönetimi

Kesin süreden sonra yatırılan bilirkişi ücretinin doğurduğu sonuçlar, çoğu zaman “tek bir kural” üzerinden değil; kesin sürenin usulüne uygun ihtarat içermesi, celse atlanıp atlanmadığı, yargılamanın gereksiz uzayıp uzamadığı ve delil avansı–gider avansı ayrımının doğru kurulması gibi birden fazla parametre üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle uygulamada aynı olaya benzeyen dosyalarda dahi farklı sonuçlar doğabilmekte, taraflar açısından “usuli hata” kaynaklı hak kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Apilex, tam da bu tür çok parametreli usul meselelerinde, süreci standardize etmeye yardımcı olan dijital bir destek katmanı olarak konumlanabilir.

1. Kesin Süre İhtarının “Usulüne Uygunluk” Kontrolü

Yargıtay ve özellikle HGK yaklaşımı, kesin sürenin sonuç doğurması için mahkemenin işlemi tereddütsüz biçimde açıklamasını ve uyulmamasının sonucunu açıkça ihtar etmesini arar. Apilex, kullanıcının elindeki ara karar metnini veya duruşma tutanağı özetini adım adım kontrol ederek, “kesin süre”nin gerçekten usulüne uygun kurulup kurulmadığına dair bir kontrol listesi sunabilir:

  • Bilirkişi ücretinin miktarının açıkça yazılması
  • İşlemin hangi delile ilişkin olduğunun net olması
  • Süreye uyulmaması halinde vazgeçilmiş sayılma sonucunun ihtar edilmesi
    Bu kontrol, özellikle istinaf/temyiz stratejisinde “kesin süre sonuç doğurmaz” itirazının temelini güçlendirebilir.

2. Delil Avansı mı, Gider Avansı mı? Stratejik Ayrımı Netleştirme

Metinde de açıklandığı üzere bilirkişi ücreti çoğunlukla delil ikamesi avansı niteliğindedir. Bu ayrım, talebin reddi/kararın bozulması tartışmalarında kritik hale gelir. Apilex, somut uyuşmazlıkta hangi kalemin hangi avans türüne girdiğini sınıflandırmaya yardımcı olabilir. Böylece kullanıcı, “dava şartı yokluğu” ile “delilden vazgeçilmiş sayılma” arasındaki farkı yanlış kurup, gereksiz veya hatalı bir usul tartışması yürütmez.

Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur?
Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur?

3. Geç Yatırmanın Etkisi: “Celse Atlama” ve Yargılamayı Geciktirme Analizi

Uygulamada, kesin süreden sonra yapılan ödeme her zaman otomatik biçimde “yok hükmünde” sayılmamaktadır; bazı içtihatlarda gecikmenin yargılamayı uzatmaması halinde daha esnek değerlendirmeler görülebilir. Apilex, ödeme tarihini, duruşma/celse tarihlerini ve bilirkişi incelemesinin süreçteki yerini birlikte değerlendirerek, “gecikme yargılamayı fiilen uzattı mı?” sorusuna pratik bir analiz şablonu sunabilir. Bu da hem mahkemeye sunulacak dilekçede hem de kanun yolu başvurusunda argümanların daha derli toplu kurulmasını sağlar.

4. Dilekçe Üretimi: Talep Biçimlendirme ve Alternatifli İstemler

Kesin süreden sonra yatırılan bilirkişi ücretinde tarafın amacı çoğu zaman iki yönlüdür:

  1. Bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılmamak / incelemenin yapılmasını sağlamak
  2. Olumsuz ihtimalde, en azından kararın “dava şartı” gerekçesiyle usulden reddedilmesini engellemek
    Apilex, bu iki yönlü ihtiyaca uygun şekilde, alternatifli talep kurguları üreterek dilekçenin stratejik çerçevesini güçlendirebilir (ör. “öncelikle incelemenin kabulü, aksi halde delilden vazgeçme sonucunun sınırlandırılması” gibi).

5. Usul Hatalarını Azaltan Dijital Bir “Kontrol Mekanizması”

Kesin süre kurumunda küçük bir ihmal, dosyanın seyrini tamamen değiştirebilir. Bu nedenle bilirkişi ücreti gibi delil avansı kalemlerinde; süre, ihtarat ve ödeme adımlarının sistematik takibi gerekir. Apilex, süreç yönetimini kontrol listeleri, örnek dilekçe blokları ve içtihat temelli uyarılarla destekleyerek, tarafların hak kaybı riskini azaltan ve yargılama stratejisini daha öngörülebilir hale getiren bir yardımcı araç olarak değerlendirilebilir.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir