1) Yasal Çerçeve
Manevi tazminatın hakaret (kişilik değerlerine saldırı) ve basit yaralama (bedensel bütünlüğe saldırı) bağlamında talep edilebilirliğini ve miktarının belirlenmesini Türk özel hukukunda temelde şu normatif blok taşır:
- Kişilik hakkının korunması (TMK m.24-25): Hakaret tipik olarak kişilik hakkına saldırı niteliği taşıdığından, saldırının önlenmesi/durdurulması/tespiti, düzeltme–yayın gibi talepler ile birlikte (veya ayrı) manevi tazminat istenmesinin anayasal–özel hukuk omurgası TMK’dır.
2. Haksız fiil ve manevi tazminat (TBK m.56, m.58):
- Basit yaralama olaylarında manevi tazminatın açık dayanağı TBK m.56 (bedensel bütünlüğün zedelenmesi).
- Hakaret olaylarında ise TBK m.58 (kişilik hakkının zedelenmesi) tipik normdur.
Her iki durumda da mahkeme, “olayın özellikleri” ve “hakkaniyet” ekseninde miktarı takdir eder; manevi tazminatın ceza ya da malvarlığı zararını karşılama aracı olmadığı, tatmin (sükûnet/dengeyi kısmen iade) fonksiyonu bulunduğu kabul edilir.
3. Zamanaşımı (TBK m.72): Manevi tazminat dahil haksız fiil tazminatlarında iki yıllık (öğrenmeden itibaren) ve her hâlde on yıllık genel süre çerçevesi belirleyicidir. Fiil aynı zamanda ceza hukukunda daha uzun zamanaşımı öngören bir suç oluşturuyorsa, bu daha uzun sürenin etkisi gündeme gelebilir.
4. Görev–yetki (HMK m.2, HMK m.6; TMK m.25): Kişilik hakkı ve şahıs varlığına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir (HMK m.2). Yetkide genel kural davalının yerleşim yeri (HMK m.6) olmakla birlikte, kişilik hakkının korunmasına ilişkin davalarda davacının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili kılınmıştır (TMK m.25).
Bu çerçeveyi dolduran içtihadi yaklaşım, manevi tazminatın ceza olmadığı, zenginleşme aracı yapılamayacağı, amacın tatmin/huzur olduğu ve miktarın “olayın özellikleri + hakkaniyet” ekseninde belirleneceği yönündedir.
2) Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Amacı
Manevi tazminat, Türk hukukunda klasik anlamda “zararın aynen telafisi” mantığıyla çalışan bir malvarlığı tazminatı değildir. TBK m.56 ve m.58, manevi tazminatı kişinin bedensel bütünlüğünde veya kişilik değerlerinde haksız fiil sonucu oluşan incinmenin (acı, elem, ıstırap, sosyal itibar kaybı, iç huzurun bozulması, psikolojik etkilenme gibi) parasal bir karşılıkla kısmen giderilmesi hedefiyle düzenler. Bu nedenle manevi tazminatın belirlenmesinde “matematiksel hesap” yerine hâkimin takdiri belirleyici olup, takdirin de keyfilikten uzak biçimde objektif ölçütlere dayandırılması beklenir.
İçtihatta öne çıkan ana fonksiyon tanımı şudur: Manevi tazminat, mağdurda “manevi huzur/tatmin” etkisi doğuracak; fakat fail yönünden de bir “cezalandırma” aracı gibi çalışmayacak şekilde dengelenmelidir. Bu ilke pratikte iki yönden önemlidir:
- Davacı açısından: Talep, yaşanan incinmenin ağırlığıyla makul orantıda kurulmalı; talep “zenginleşme” görüntüsü verdiğinde yerel mahkemelerin “hakkaniyet indirimi” refleksi artar.
- Davalı açısından: Sırf caydırıcılık saikiyle ölçüsüz yüksek rakamlar, istinaf/temyizde “orantısızlık” denetimine takılabilir.
TBK m.58 ayrıca, yalnız parayla değil; kınama kararı, kararın yayımlanması gibi “diğer giderim biçimleri”yle de manevi tatminin sağlanabileceğini belirtir. Bu, hakaret gibi olaylarda (özellikle sosyal medya/yerel basın/kalabalık ortam) “itibar iadesi” yönü baskın olduğunda önem kazanır.

3) Hakaret Fiili ve Manevi Tazminat
3.1. Hakaretin özel hukuk boyutu: kişilik hakkına saldırı
Hakaret fiili ceza hukuku bakımından bir suç tipi olarak değerlendirilmekle birlikte, manevi tazminat davası açısından asıl mesele, fiilin kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı oluşturup oluşturmadığıdır. TMK m.24, kişilik hakkına hukuka aykırı saldırıyı tanımlar; rıza, üstün yarar veya kanuni yetki yoksa saldırı hukuka aykırıdır. Hakaretin tipik sonucu, kişinin şeref/haysiyet ve toplumsal saygınlık değerlerinin zedelenmesi olduğundan, TBK m.58 uygulama alanı bulur.
Hakaretin manevi tazminata konu edilmesinde genellikle şu alt olgular öne çıkar:
- İfade ve isnadın somut içerik bakımından ağırlığı (küfür, aşağılayıcı söz, suç isnadı, onur kırıcı niteleme),
- Yayılma kapasitesi (iki kişi arasında mı, işyerinde toplantıda mı, sosyal medyada mı),
- Mağdurun sosyal çevresi ve mesleki itibarı (kamu görevlisi, öğretmen, sağlık çalışanı, yönetici vb.),
- Hakaretin sürekliliği/ısrarı (tek sefer mi, zincirleme mi),
- Sonradan özür/tekzip, içeriğin kaldırılması gibi davranışlar (tazminat takdirinde hafifletici etki yaratabilir).
3.2. Şartlar: hukuka aykırılık, illiyet, manevi zarar ve uygun giderim
Hakaret nedeniyle manevi tazminat için, klasik haksız fiil şemasında en azından şu tartışmalar yapılır:
- Hukuka aykırılık: TMK m.24 çerçevesinde saldırı var mı, haklı neden var mı?
- Kusur: Uygulamada kusur ve ağırlığı miktara etki eden parametredir.
- Manevi zarar: Kişinin elem/ızdırap, sosyal itibarda sarsılma gibi etkilenmeyi “olayın akışı” içinde ortaya koyması.
- Uygun illiyet: Hakaret ile yaşanan manevi incinme arasında bağ.
3.3. İçtihadi kriterler
Uygulamada hakaret davalarında manevi tazminat belirlenirken “fiilin ağırlığı, tarafların sosyal-ekonomik durumu, olayın oluşu, elem-ızdırap derecesi, hakkaniyet, zenginleşmeme” kriterleri merkezde yer alır. Bu yaklaşım, manevi tazminatın “ceza değil tatmin” olduğu; ancak mağdur açısından da sembolik kalmayacak bir miktar olması gerektiği fikrine dayanır.
Örnek uygulama okuması:
- Hakaretin işyerinde amir tarafından yapılması → hiyerarşik baskı + itibar kaybı nedeniyle artış,
- Sosyal medyada açık hesapla yapılması → erişim ve kalıcılık nedeniyle artış,
- Kapalı mesajlaşmada iki kişi arasında → nispeten düşük bant,
- Sonradan açık özür ve tekzip → çoğu kez bir miktar indirim faktörü.
4) Basit Yaralama Fiili ve Manevi Tazminat
4.1. Basit yaralamanın özel hukuk boyutu: bedensel bütünlüğün zedelenmesi
Basit yaralama, ceza hukuku bakımından suç teşkil edebilmekle birlikte, manevi tazminat bakımından ana eşik TBK m.56’dır: “bedensel bütünlüğün zedelenmesi” varsa, hâkim olayın özelliklerine göre uygun manevi tazminata hükmedebilir.
Burada hakaretten farklı olarak, kişilik değerlerindeki incinmeye ek biçimde fiziksel acı, tedavi süreci, gündelik yaşam kısıtı gibi somutlaşan parametreler devreye girer. Bu nedenle basit yaralamada manevi tazminat miktarları, hakarete kıyasla sıklıkla daha yüksek bantta seyreder.
4.2. Şartlar ve ispat dinamiği
Basit yaralama iddiasında davacı genellikle:
- Hastane kayıtları, adli rapor, darp–cebir raporu,
- Fotoğraf/video, tanık beyanı,
- Kolluk tutanağı,
- Ceza dosyası evrakı
ile ispat kurar.
Manevi tazminatta “acı ve ıstırabın derecesi” soyut görünse de; uygulamada iyileşme süresi, iş göremezlik, iz kalıp kalmaması, mağdurun yaşı/mesleği gibi olgular üzerinden somutlaştırılır.
5) Manevi Tazminat Miktarının Belirlenmesinde Etkili Faktörler
Manevi tazminat miktarının takdirinde (hakaret ve basit yaralama bakımından büyük ölçüde ortak şekilde) aşağıdaki parametreler çekirdek kriter seti olarak çalışır:
5.1. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları
Bu kriter iki şekilde işlev görür:
- Tazminatın mağdur açısından “tatmin/huzur” etkisi doğurması,
- Fail açısından “orantısız yıkım” yaratmaması.
5.2. Fiilin işleniş şekli, yeri ve zamanı
- Kalabalıkta işlenen hakaret (topluluk önünde küçük düşürme)
- Kamuya açık alanda darp (şok ve korku etkisi)
- Gece vakti/ıssız yerde saldırı (travma etkisi)
- İşyerinde, okulda, hastanede (mesleki itibar/güven duygusu)
5.3. Fiilin mağdur üzerindeki etkileri
- Hakarette: sosyal çevreden dışlanma, mesleki itibar kaybı, psikolojik destek ihtiyacı, sosyal medya linci.
- Yaralamada: ağrı, tedavi, iş/okul devamsızlığı, kalıcı iz, estetik etkilenme, travma.
5.4. Kusur oranı ve karşılıklı davranışlar
Kusurun ağırlığı ve olayın karşılıklı gelişmesi (tahrik, karşılıklı hakaret/kavga) miktarı aşağı çekebilir.
5.5. Emsal karar bantları ve “hakkaniyet” denetimi
Alt/üst sınırlar katı değildir; ancak benzer olaylar arasında “açık orantısızlık” görüldüğünde istinaf/temyiz denetimi söz konusu olabilir. Bu yüzden talep miktarı, olayın ağırlığıyla uyumlu kurgulanmalıdır.
5.6. Enflasyon ve ekonomik koşullar
Paranın satın alma gücü azaldıkça, geçmişte “tatmin” sağlayan tutarlar güncelde sembolik kalabilir. Bu nedenle dava değerinin belirlenmesinde ekonomik gerçeklik dikkate alınmalıdır.

6) 2026 Yılı İçin Ortalama Talep Aralıkları (Öngörü)
6.1. Metodoloji notu
Aşağıdaki aralıklar:
- Talep edilebilecek (dilekçede istenebilecek) ortalama bantlardır.
- Mahkemenin hükmedeceği miktar somut olaya göre daha düşük veya daha yüksek olabilir.
- Manevi tazminatta objektif bir hesap formülü bulunmadığından bu aralıklar yaklaşık/öngörü niteliğindedir.
6.2. Hakaret davaları: 2026 ortalama talep aralıkları
Ortalama tazminat miktarları (uygulamaya ilişkin genel çerçeve):
Hakaret nedeniyle manevi tazminatta kesin bir rakam vermek mümkün değildir. Bununla birlikte, manevi tazminatın niteliği gereği hâkimin takdir yetkisi kapsamında belirlenen miktarın; fiilin ağırlığı, yayılma derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın cereyan şekli ve mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi gibi kriterlere göre değiştiği; ayrıca tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı (hak ve nesafet) ilkesi uyarınca da makul bir denge gözetildiği kabul edilmektedir.
Yargıtay uygulamalarına yansıyan eğilimler dikkate alındığında, son yıllarda hakaret nedeniyle hükmedilen manevi tazminatların çoğunlukla 10.000 TL ile 100.000 TL bandında oluştuğu görülmektedir. Somut olay tiplerine göre pratikte karşılaşılan (yaklaşık) bantlar şu şekilde özetlenebilir:
- Basit ve sınırlı çevrede gerçekleşen hakaretlerde (iki kişi arasında veya dar bir toplulukta, yayılma etkisi düşük, tek seferlik ifadeler): genellikle 10.000 TL – 30.000 TL aralığında manevi tazminata hükmedilebilmektedir.
- Sosyal medya gibi geniş kitlelere ulaşan platformlarda yapılan hakaretlerde (erişim kapasitesi, kalıcılık ve yayılma etkisi nedeniyle): manevi tazminatın 40.000 TL – 70.000 TL bandına çıkabildiği görülmektedir.
- Ağır nitelikli ve mağdurun mesleki/sosyal hayatını ciddi biçimde zedeleyen hakaretlerde (ağır isnat, sistematik saldırı, mağdurun itibarı/mesleği üzerinde doğrudan etki, yayılma ve kalıcılık): 100.000 TL’ye kadar manevi tazminata hükmedildiği örnekler bulunmaktadır.
2025 yılı güncel uygulaması (kısa not):
2025 yılı itibarıyla mahkemelerin, özellikle sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen ağır nitelikli hakaretlerde çoğu kez ortalama 40.000 TL civarında manevi tazminata hükmettiği; ancak bu miktarın somut olayın özelliklerine (hakaretin içeriği, yayılma derecesi, mağdurun konumu, tahrik/karşılıklılık, özür ve içeriğin kaldırılması gibi hususlar) göre artabileceği veya azalabileceği gözlemlenmektedir.
Not: Bu değerlendirme “ortalama uygulama”ya ilişkin genel bir çerçeve olup, her somut olayda hâkimin TBK m.58 kapsamında yapacağı hakkaniyet takdiri belirleyicidir.
6.3. Dinamik faktörler
- Enflasyon ve alım gücü
- Asgari ücret ve ücret skalaları
- Sosyal medya/dijital yayılma
- Yeni içtihat eğilimleri
Bu sebeple aralıklar “başlangıç referansı”dır; delil seti ve olayın ağırlığı üst banda yaklaşmayı mümkün kılabilir.
7) Usul Hukuku Açısından Önemli Hususlar
7.1. Zamanaşımı
TBK m.72:
- Öğrenmeden itibaren 2 yıl,
- Her hâlde fiilden itibaren 10 yıl,
- Ceza kanunlarında daha uzun süre varsa o sürenin uygulanması olasılığı.
7.2. Görevli ve yetkili mahkeme
- Görev: Asliye Hukuk Mahkemesi (HMK m.2).
- Yetki: Davalının yerleşim yeri (HMK m.6).
- Kişilik hakkı davalarında: Davacının yerleşim yeri de yetkili (TMK m.25).
7.3. İspat yükü ve deliller
- Hakaret: noter/tespit, URL/ekran görüntüsü, tanık, yazışmalar, disiplin tutanakları.
- Yaralama: adli rapor, hastane evrakı, fotoğraf/video, tanık, ceza dosyası.

8) Apilex Perspektifi: Hakaret ve Basit Yaralama Kaynaklı Manevi Tazminat Uyuşmazlıklarında Apilex’in Sağlayabileceği Katkılar
8.1. Apilex’in konumlandırılması: İçtihat odaklı karar destek zemini
Hakaret ve basit yaralama fiillerinden kaynaklanan manevi tazminat uyuşmazlıkları, Türk hukukunda hâkimin takdir yetkisinin belirleyici olduğu; “formüle bağlanamayan” ve somut olayın özelliklerine yüksek derecede duyarlı bir uygulama alanıdır. Bu nedenle pratikte en büyük ihtiyaçlardan biri, benzer olaylarda mahkemelerin ve özellikle üst yargı mercilerinin hangi kriterlere vurgu yaptığını, hangi parametreleri “artırıcı/azaltıcı” faktör olarak gördüğünü ve miktar takdirinde hangi dengeyi benimsediğini sistematik biçimde görebilmektir.
Apilex’in bu alandaki katkı potansiyeli, yalnızca mevzuat metnini tekrar etmeyi değil; daha çok içtihatlarda tekrar eden gerekçelendirme kalıplarını, takdir ölçütlerini ve emsal örüntülerini görünür kılan bir “uygulama rehberi / karar destek zemini” sağlamaktır. Çünkü manevi tazminat davalarında ikna gücü çoğu zaman tek bir normu belirtmekten ziyade, normun hangi içtihadî standartlarla uygulandığını somutlaştırabilmekten geçer.
8.2. Emsal karar taraması ve olaya benzeyen örnekleri hızlı bulma
Manevi tazminat dosyalarında avukatların temel ihtiyacı, “benzer olaya benzer sonuç” beklentisi çerçevesinde talep miktarı ve hukuki argümantasyon için referans alınabilecek emsal kararları hızlı ve doğru biçimde tespit edebilmektir. Apilex, içtihat havuzu ve arama/filtreleme kabiliyeti ile özellikle şu tür ayrımları pratikte işletmeye elverişli bir zemin sunabilir:
- Hakaretin işlendiği bağlam (işyeri, sosyal medya, kalabalık ortam, kapalı mesajlaşma) bazında emsal kararların gruplanması,
- Basit yaralamanın rapor ve etkileri (basit tıbbi müdahale ile giderilebilirlik, istirahat/işgünü kaybı, iz kalması iddiası, psikolojik etkiler) üzerinden benzer vakaların ayrıştırılması,
- Ağırlaştırıcı unsurlar (aleniyet, sistematik saldırı, hiyerarşik baskı, tehdit/ısrar unsurları, mağdurun mesleki itibarına doğrudan etki) bakımından emsal kümeleri oluşturulması.
Bu yaklaşımın pratik sonucu, dilekçede “genel ilkeler” düzeyinde kalmak yerine, somut olaya yakın emsaller üzerinden miktar ve kriter tartışmasının yapılabilmesidir. Manevi tazminat miktar takdirinde mahkemelerin sıklıkla “emsal denge” aradığı dikkate alındığında, içtihat odaklı hızlı tarama ve benzer örnekleri bulma kabiliyeti dava stratejisinin merkezinde işlev görebilir.
8.3. Manevi tazminatın takdir kriterlerini haritalama ve argüman üretimi
Manevi tazminat kararlarında tekrar eden takdir kriterleri vardır: fiilin ağırlığı, kusur yoğunluğu, tarafların sosyal-ekonomik durumları, olayın cereyan şekli, mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, ölçülülük, zenginleşme yasağı/tatmin fonksiyonu gibi. Bu kriterler metinde “soyut ilkeler” gibi görünse de, uygulamada her bir kriterin gerekçede nasıl kurulduğu ve hangi durumda artırıcı/azaltıcı etki doğurduğu belirleyicidir.
Apilex’in bu noktadaki işlevi, içtihat metinleri içinde bu kriterlerin geçtiği gerekçe kalıplarını görünür kılarak kullanıcıya (avukat/öğrenci/hukukçu) argüman üretiminde hız ve isabet kazandırmaktır. Örneğin:
- “Manevi tazminat ceza değildir / zenginleşme aracı olamaz” vurgusunun hangi olay tiplerinde miktarın aşağı çekilmesi amacıyla kullanıldığı,
- “Tatmin fonksiyonu” vurgusunun hangi olay türlerinde (örneğin aleni, yayılma etkisi yüksek, mağdurun itibarını doğrudan zedeleyen fiillerde) daha yüksek miktarları gerekçelendirmeye elverişli olduğu,
- “Aleniyet ve yayılma” unsurunun sosyal medya hakaretlerinde nasıl somutlaştırıldığı (erişim, kalıcılık, yeniden paylaşım etkisi vb.).
Bu şekilde kullanıcı, yalnızca karar numarası listesine değil; kararların mantığına, gerekçenin ağırlık merkezine ve somut olaya uyarlanabilir argüman setlerine ulaşabilir.
8.4. Talep miktarı stratejisinde “gerçekçilik bandı” oluşturma
Uygulamada “talep edilen miktar” ile “hükmedilen miktar” ayrışabildiğinden, talep stratejisinin gerçekçi ve gerekçeli kurulması önemlidir. Talep stratejisi doğru kurulmadığında iki tip risk ortaya çıkar:
- Çok yüksek talep: “zenginleşme aracı” refleksini artırarak hakkaniyet indirimi ihtimalini yükseltebilir,
- Çok düşük talep: tatmin fonksiyonunu zayıflatabilir; ıslah/ek dava maliyeti ve süreç yönetimi sorunları doğurabilir.
Apilex, belirli vaka kümelerinde (örneğin “sosyal medya hakareti”, “işyeri içinde hakaret”, “BTM ile giderilebilir yaralama”, “yüz bölgesine darp/iz iddiası”) emsal karar örüntülerini görünür kılabildiği ölçüde, kullanıcıya “makul talep aralığı / gerçekçilik bandı” için veri-temelli bir referans sunabilir. Bu yaklaşım, enflasyon ve ekonomik koşullar nedeniyle eski kararların nominal tutarlarının güncel tatmin etkisini yitirebildiği dönemlerde daha da kritik hâle gelir.
8.5. Dilekçe hazırlığında hız ve standartlaştırma (kurgusal iskelet desteği)
Hakaret ve basit yaralama kaynaklı manevi tazminat dilekçeleri çoğunlukla benzer bir omurga izler: olay anlatımı → hukuki nitelendirme → deliller → takdir kriterleri → emsal içtihatlar → talep sonucu. Apilex, içtihat odaklı içerik ve emsal karar erişimi ile bu omurganın olay tipine göre güçlendirilmesine yardımcı olabilir.
Buradaki değer, tekdüze bir şablon vermekten ziyade; olayın türüne göre (örneğin sosyal medya hakareti mi, işyeri içinde hiyerarşik hakaret mi, basit yaralama mı) dilekçede hangi vurgu noktalarının hangi içtihat gerekçeleriyle desteklenebileceğini göstermektir. Böylece dilekçeler, yalnızca kanun maddelerinin tekrarından ibaret olmaktan çıkıp “emsale uyumlu, gerekçesi güçlü” bir standarda taşınabilir.
8.6. Ceza dosyası–hukuk dosyası ilişkisinde delil okuması ve entegrasyon
Hakaret ve basit yaralama vakalarında ceza dosyası çoğu zaman hukuk davasının delil omurgasını oluşturur. Ceza dosyasındaki ifade tutanakları, adli raporlar, kamera kayıtları, tanık beyanları ve benzeri materyaller, hukuk davasında manevi tazminatın takdir kriterleriyle ilişkilendirilerek kullanılmalıdır.
Apilex’in bu alandaki pratik katkısı, ceza dosyası olgularının manevi tazminat argümantasyonuna nasıl çevrülebileceğini içtihat örnekleriyle görünür kılmaktır. Örneğin:
- Fiilin aleniyeti/yayılma etkisi,
- Kusurun yoğunluğu ve olayın cereyan şekli,
- Yaralama olgusunda rapor bulgularının (BTM, istirahat, iz/estetik etki iddiası) “acı-ıstırap” değerlendirmesine nasıl yansıtılabileceği.
Bu sayede ceza dosyası materyalleri sadece “ek” olarak kalmaz; miktar takdirine etki eden unsurları belirginleştiren bir delil-argüman örgüsüne dönüştürülebilir.
8.7. Sonuç: Manevi tazminatta içtihat zekâsını erişilebilir kılma
Özetle Apilex, hakaret ve basit yaralama gibi manevi tazminatın yoğun takdir alanına sahip olduğu uyuşmazlıklarda, mevzuat bilgisini “uygulama zekâsı” ile tamamlayan bir araç olarak konumlanabilir. Emsal karar bulma, takdir kriterlerini görünür kılma, talep miktarı bandı kurma, dilekçe argümantasyonunu içtihatla güçlendirme ve ceza–hukuk dosyası entegrasyonunda rehberlik etme; Apilex’in bu alanda sağlayabileceği temel katkı başlıklarıdır.
Bu katkılar hâkimin takdir yetkisini ortadan kaldırmaz; ancak takdirin hangi kriterlerle sınırlandığını doğru okuyarak kullanıcıya daha tutarlı, emsale daha uyumlu ve gerekçesi daha güçlü bir dava stratejisi kurma imkânı sağlayabilir.


Bir yanıt yazın