İcra İnkar Tazminatı ve Likit Alacak Şartı: Yargıtay İçtihatları Işığında Kapsamlı İnceleme

İcra İnkar Tazminatı ve Likit Alacak Şartı: Yargıtay İçtihatları Işığında Kapsamlı İnceleme (2026 Güncel)

yazar:

kategori:

İtirazın iptali davaları, ilamsız icra takibinde borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine duran takip sürecinin yeniden işlerlik kazanmasını sağlayan en etkili yöntemlerden biridir. Ancak bu davaların yalnızca takibi devam ettirmekle kalmayıp borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi sonucunu da doğurabilmesi, söz konusu kurumu hukuk pratiğinde çok daha önemli hâle getirmektedir.

Özellikle likit alacak kriterinin varlığı ve itirazın haksızlığı kavramları, avukatların dava stratejilerini belirlerken en kritik değerlendirme başlıklarıdır. Yargıtay da son yıllarda verdiği kararlarla icra inkâr tazminatı açısından “alacağın belirli, tartışmasız, hesaplanabilir ve borçlu tarafından tek taraflı olarak tespit edilebilir” nitelikte olmasını aramakta; alacağın niteliğinin uzman görüşü, bilirkişi raporu veya ayrı bir yargılama gerektirip gerektirmediğini titizlikle incelemektedir.

Bu yazıda, hem uygulamadaki sorunları hem de Yargıtay’ın güncel yaklaşımını esas alarak icra inkâr tazminatı, likit alacak kavramı, şartları, avukatlar için stratejik öneriler ve emsal kararın değerlendirmesini kapsamlı şekilde ele alıyoruz.


1. İcra İnkar Tazminatı Nedir?

İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca;

  • Borçlunun ödeme emrine yaptığı itirazın haksız olduğu mahkemece tespit edilirse,
  • Borçlu, alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilir.

Bu tazminatın temel amacı,
kötü niyetli itirazların önlenmesi,
borçlunun takibi sürüncemede bırakmasının engellenmesi,
alacaklının yersiz itiraz nedeniyle uğradığı gecikmenin telafisi
olarak değerlendirilmektedir.

Ancak Yargıtay’ın altını çizdiği temel nokta şudur:

Her itirazın iptali davası icra inkâr tazminatı sonucunu doğurmaz.
Bunun için alacağın likit olması zorunludur.


2. İcra İnkar Tazminatına Hükmedilebilmesi İçin Aranan Şartlar

Aşağıdaki 7 şart bir arada gerçekleşmediği sürece mahkeme icra inkâr tazminatına hükmedemez.

1) Geçerli bir ilamsız genel icra takibi bulunmalıdır.

Takibin İİK 58/1 uyarınca usulüne uygun şekilde başlatılmış olması gerekir.

2) Borçlu süresinde (7 gün içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.

Süresinde itiraz yoksa zaten itirazın iptali davası açılamaz.

3) Alacaklı itirazın iptali davasını bir yıl içinde açmış olmalıdır.

Bu süre hak düşürücüdür.

4) Alacaklı icra inkâr tazminatı talep etmiş olmalıdır.

Mahkeme kendiliğinden tazminata hükmedemez.

5) Borçlunun itirazının haksız olması gerekir.

Burada önemli bir nokta vardır:

  • Borçlunun iyi niyetli veya kötü niyetli olması önemsizdir.
  • Ancak borçlu; veli, vasi, kayyım veya mirasçı sıfatıyla itiraz etmişse, kötü niyet ayrıca ispatlanmalıdır.

6) Haksızlık değerlendirmesi itiraz tarihine göre yapılır.

Sonraki gelişmeler borçlunun itirazını haklı hâle getirmez.

7) Takip konusu alacak likit olmalıdır.

Bu şart en fazla tartışma yaratan başlıktır ve Yargıtay içtihatlarının da merkezindedir.


3. “Likit Alacak” Kavramı Nedir?

Likit alacak;

  • Miktarı belirli,
  • Taraflar arasındaki ilişki ve belgeler açısından tartışmasız,
  • Borçlu tarafından tek başına hesaplanabilir,
  • Hesaplama için bilirkişi incelemesine, teknik uzmanlığa veya uzun bir değerlendirmeye ihtiyaç duyulmayan

alacak türünü ifade eder.

Likit alacağın tipik örnekleri

  • Fatura bedelleri (taraflar arasında sözleşme ve fiyat belirliyse)
  • Kira bedeli
  • Sabit aidat borçları
  • Temerrüt faizinin matematiksel hesaplanması

Likit olmayan alacaklara örnek

  • Eser sözleşmelerindeki ayıp bedelleri
  • İşçilik alacaklarının çoğu
  • Tazminat niteliğindeki zarar hesapları
  • Uzmanlık gerektiren hesaplamalara dayalı alacaklar

4. Yargıtay’ın Likit Alacak Ölçütü: “Tek Taraflı Hesaplanabilirlik”

Yargıtay’ın benimsediği ana kriter şu şekildedir:

“Borçlu, borcun miktarını tüm unsurlar bilindiği takdirde tek başına belirleyebiliyorsa alacak likittir.”

Dolayısıyla:
Hesaplama için sözleşme şartları açıksa likittir.
Bilirkişi incelemesi, değerleme veya mahkeme kararı gerekiyorsa likit değildir.

Yargıtay’ın açıkladığı çok önemli bir prensip

“Alacağın varlığı veya miktarı tarafların anlaşmasını ya da mahkeme kararını gerektiriyorsa alacak likit değildir.”

Bu durumda:
Davacı itirazın iptali davasını kazansa bile borçlu icra inkâr tazminatına mahkûm edilemez.


5. Emsal Nitelikteki Yargıtay Görüşü (… Üyesinin Açıklaması)

Sözünü ettiğiniz kaynakta yer alan Yargıtay Üyesi’nin değerlendirmesi, icra inkâr tazminatı açısından son derece öğreticidir. Özetle;

  • Alacak belirli ve açık değilse,
  • Borçlu tarafından tek başına hesaplanamazsa,
  • Taraflar arasındaki anlaşma veya mahkeme kararı gerektiriyorsa,

itirazın iptali davası kazanılsa bile icra inkâr tazminatına hükmedilemez.

Bu yaklaşım, özellikle ticari uyuşmazlıklarda, eser sözleşmelerinde ve işçilik alacaklarında büyük önem taşımaktadır.

İcra İnkar Tazminatı ve Likit Alacak Şartı: Yargıtay İçtihatları Işığında Kapsamlı İnceleme
İcra İnkar Tazminatı ve Likit Alacak Şartı: Yargıtay İçtihatları Işığında Kapsamlı İnceleme

6. Avukatlar İçin Stratejik Notlar: İcra İnkar Tazminatını Talep Ederken Nelere Dikkat Edilmeli?

1) Takip öncesi belge hazırlığınızı güçlendirin.

Likit alacağın en güçlü dayanağı yazılı sözleşme + faturalar + mutabakatlardır.

2) Uyuşmazlığın likiditesini daha dava açmadan analiz edin.

  • Eğer bilirkişi raporu gerekecekse,
  • Miktar tartışmalıysa,
  • Taraflar arasında net bir parasal belirleme yoksa,

tazminat talebi olumsuz sonuçlanabilir.

3) Dava dilekçesinde likiditeyi açıkça gerekçelendirin.

SEO açısından da önemlidir çünkü birçok avukatın merak ettiği başlık şudur:
“Likit alacağın unsurları neler?”

Dilekçede şu ifadeler etkili olur:

  • “Alacak miktarı sözleşmede açıkça belirlenmiştir.”
  • “Borçlu, borcun miktarını itiraz tarihinde tek başına hesaplayabilecek durumdadır.”
  • “Alacağın belirlenmesi için teknik bilirkişiye ihtiyaç bulunmamaktadır.”

4) Borçlunun kötü niyeti yalnızca istisnai durumda önemlidir.

Veli, vasi, kayyım veya mirasçı sıfatı yoksa kötü niyet araştırılmaz.

5) Haksızlık değerlendirmesinin ‘itiraz tarihindeki bilgiye’ göre yapıldığını unutmayın.

Borçlu sonradan farklı bir bilgi elde etmiş olsa dahi, bu değerlendirmeyi değiştirmez.

6) İcra inkâr tazminatı talep etmemek, müvekkiliniz için maddi kayıp olabilir.

%20 sınırı alacağın miktarıyla birleştiğinde yüksek bedellere karşılık gelir.


7. Borçlu Vekilleri İçin Stratejik Notlar: İcra İnkar Tazminatından Kaçınmanın Yolları

Borçlu vekilleri için en kritik savunma başlığı:

“Alacak likit değildir.”

Bu savunma çoğu dosyada mahkemece kabul görmekte ve tazminata engel olmaktadır.

Savunma stratejileri:

  • Alacağın taraflar arasında tartışmalı olduğunu vurgulayın.
  • Hesaplama için bilirkişi gerekeceğini belirtin.
  • Alacağın varlığının dahi uyuşmazlık konusu olduğunu gösterin.
  • Taraflar arasında fiyat veya miktar mutabakatı olmadığını ortaya koyun.
  • Sözleşmenin yorum gerektirdiğini savunun.

8. Yargıtay İçtihatlarında Sıkça Karşımıza Çıkan Durumlar

1) Bilirkişi raporu gereken alacaklar likit değildir.

Örneğin:

  • Eser sözleşmesi bedel farkları
  • Eksik iş/ayıplı iş bedelleri
  • İşçilik alacaklarının büyük kısmı

2) Faturaya itiraz edilmesi likiditeyi kaldırabilir.

Eğer sözleşmede fiyat belirlenmemişse veya ticari defterler uyuşmazlık içeriyorsa tazminat mümkün değildir.

3) Kısmi ödeme yapılması her zaman likiditeyi bozmaz.

Eğer kalan miktar matematiksel olarak belirlenebiliyorsa alacak yine likittir.

4) Temerrüt faizinin hesaplanabilir olması likidite sağlar.


10. Sonuç: Neden Likit Alacak Kriteri Avukatların En Kritik Silahıdır?

İcra inkâr tazminatı, icra hukukunun en etkili yaptırımlarından biridir.
Ancak bu yaptırıma hükmedilmesi, yalnızca alacağın varlığına değil, alacağın niteliğine bağlıdır.

Yargıtay’ın istikrarlı yaklaşımı, takip ve dava sürecinde avukatların stratejisini doğrudan etkiler.

Eğer alacak likit değilse:
İtirazın iptali kazanılsa bile tazminat çıkmaz.

Eğer alacak likitse:
Borçlu, alacağın en az %20’si kadar tazminata mahkûm edilir.

Bu nedenle her avukat, dosyaya başlarken şu soruyu sormalıdır:

“Bu alacak, borçlunun tek taraflı olarak hesaplayabileceği kadar açıktır ve belirli midir?”

Yanıt evet ise dosya güçlüdür.
Yanıt hayır ise icra inkâr tazminatında risk yüksektir.


İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatı, yalnızca usul kurallarının değil, aynı zamanda stratejik değerlendirmelerin de konusudur. Avukatların, takip öncesi hazırlıklarını likidite kriterine göre yapmaları, dava sürecinde ise Yargıtay’ın çizdiği sınırları dikkate almaları gerekmektedir.

2026 uygulamasında icra inkâr tazminatı konusunda en çok merak edilen noktaları açıklığa kavuşturmakta; özellikle likit alacak tartışmalarında yol gösterici bir rehber işlevi görmektedir.

11. Dijital Çağın Avukatları İçin Yeni Bir Dönem: İcra Davalarında Hız ve Kesinlik İçin Apilex Yaklaşımı

İcra inkâr tazminatı uygulaması, özellikle likit alacak – likit olmayan alacak ayrımının kritik rol oynadığı, içtihatları sürekli değişen ve teknik okuma gerektiren bir alandır. Avukatların, yüzlerce sayfalık sözleşme ekleri, faturalar, ticari defterler ve önceki dava dosyaları arasında doğru değerlendirmeyi yapması ise her zaman kolay olmaz.

Tam da bu noktada Apilex, avukatların iş yükünü azaltmak ve dava stratejilerini güçlendirmek için devreye girer.

Apilex’in Bu Süreçte Sağladığı Avantajlar

1. Belgelerin Otomatik ve Hızlı İncelenmesi

Apilex, sözleşmeler, faturalar, icra dosyası belgeleri ve mutabakatlar gibi karmaşık dokümanları saniyeler içinde analiz eder.

  • Alacağın likit olup olmadığına ilişkin maddeleri tespit eder.
  • Hangi belgenin alacak miktarını tartışmasız hale getirdiğini işaretler.
  • Uyuşmazlık yaratabilecek noktaları highlight eder.

Bu sayede avukat, icra inkâr tazminatı talep edip etmeme kararını çok daha güvenli biçimde verebilir.

2. Yargıtay İçtihatları ile Otomatik Eşleştirme

Apilex, belgelerdeki uyuşmazlığı Yargıtay’ın likidite, haksız itiraz ve kötü niyet içtihatlarıyla karşılaştırarak avukata şöyle bir çıktı sunar:

“Bu alacak likit kabul edilmeyebilir, bilirkişi gerektiriyor olabilir.”
veya “Bu alacak likittir; icra inkâr tazminatı talebi hukuken uygundur.”

Bu özellik özellikle genç avukatlar ve yoğun dosya yükü altında çalışan bürolar için kritik avantaj sağlar.

3. İtirazın İptali Dilekçeleri İçin Hazır Analitik Taslaklar

Apilex, belgeleri ve uyuşmazlığı analiz ederek avukata şu bölümleri otomatik taslak olarak sunabilir:

  • Alacağın likit olduğuna ilişkin hukuki gerekçeler
  • İtirazın haksızlığını gösteren maddeler
  • İcra inkâr tazminatı talep bölümü
  • Yargıtay’dan emsal kararlar

Bu da dilekçe hazırlık sürecini %70’e varan oranda hızlandırır.

4. Avukatın Strateji Belirleme Sürecini Güçlendiren AI Destekli Görüşler

Apilex, “borçlunun itirazı neden haksızdır?”, “bilirkişi gerekir mi?”, “dosyada risk oluşturan noktalar neler?” sorularına mantıksal analizle yanıt verir.

Avukat böylece dava öncesi stratejiyi, hataya yer bırakmadan planlayabilir.


İcra İnkar Tazminatı Uygulamasında Apilex Bir Lüks Değil, Artık Bir Gereklilik

Günümüz hukuk piyasasında hız, doğruluk ve iş etkinliği artık rekabet üstünlüğünün temel belirleyicisidir.
İcra inkâr tazminatı gibi teknik detaylara dayanan davalarda, Apilex;

  • Dava hazırlığını hızlandırır,
  • Riskleri önden tespit eder,
  • Stratejiyi güçlendirir,
  • Zaman kayıplarını önler,
  • Müvekkilin menfaati için daha güçlü bir pozisyon oluşturur.

Kısacası Apilex, modern avukatın dijital çağdaki en güçlü yardımcılarından biridir.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir