TCK m. 106 tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda bireyin psikolojik bütünlüğünü ve özgür iradesini korumayı amaçlayan suç tiplerinden biridir. Bu suç, mağdurun huzur ve sükûnunun bozulmasıyla birlikte karar verme ve hareket etme özgürlüğünün baskı altına alınmasını cezalandırmayı hedefler. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, TCK m. 106 tehdit suçu bakımından yalnızca korkutucu sözlerin söylenmesi yeterli değildir; mağdura, gelecekte gerçekleşmesi muhtemel bir kötülük iradesinin yöneltilmesi gerekir. Bu yönüyle TCK m. 106 tehdit suçu, kaba sözlerden veya anlık öfke ifadelerinden ayrılır ve belirli unsurların varlığını zorunlu kılar.
Suçun oluşumu için tehdit içeren iradenin mağdura iletilmesi gerekir. Bu iletim, sözlü ifadelerle sınırlı olmayıp yazılı metinler, dijital iletiler, sosyal medya mesajları, semboller, işaretler ya da dolaylı davranışlar yoluyla da gerçekleştirilebilir. Uygulamada yüz yüze söylenen sözlerin yanı sıra WhatsApp mesajları, e-postalar veya üçüncü kişiler aracılığıyla yapılan bildirimler de TCK m. 106 tehdit suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Bu durum, suçun teknolojik gelişmelerle birlikte kapsamının genişlediğini ve hassas bir değerlendirme gerektirdiğini göstermektedir.
Kanun koyucu, bu suç tipini iki temel ayrım üzerinden ele almıştır. Mağdurun hayatına, vücut bütünlüğüne veya cinsel dokunulmazlığına yönelen tehditler daha ağır yaptırıma bağlanırken, malvarlığına yönelik büyük zarar veya sair bir kötülük tehdidi kural olarak şikâyete tabi tutulmuştur. Bu ayrım, TCK m. 106 tehdit suçu bakımından şikâyet koşulu, uzlaştırma süreci ve ceza muhakemesi uygulamaları açısından belirleyici bir rol oynamaktadır.
Ayrıca suçun silahla işlenmesi, birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi veya örgütlerin korkutucu gücünden yararlanılması gibi nitelikli hâller de ayrıca düzenlenmiştir. Ceza muhakemesi sürecinde ise TCK m. 106 tehdit suçu, özellikle tutuklama gibi koruma tedbirlerinin uygulanması bakımından dikkatli bir değerlendirmeyi gerektirir; her tehdit iddiası otomatik olarak tutuklama sonucunu doğurmaz, somut deliller ve ölçülülük ilkesi birlikte gözetilir.
Madde 106:
(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(Ek cümle: 12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253, tehdit suçunun belirli hâllerinde uzlaştırma yolunun uygulanabileceğini ve taraflar arasında anlaşma sağlanması hâlinde ceza muhakemesinin sona erebileceğini düzenler; ancak uzlaşma süreci, delil toplanmasına veya koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Buna karşılık CMK m. 100, tehdit iddiası bulunan her dosyada tutuklama kararı verilemeyeceğini, tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin, ayrıca kaçma, delilleri karartma ya da mağdur üzerinde baskı kurma tehlikesinin bulunması gerektiğini ve ölçülülük ilkesinin esas alındığını hükme bağlar.
- İçtihat düzeyinde de tehdit suçunun “mahiyeti” ve “iletişim/ulaşma” koşulu netleşmiş durumda.
4. Ceza Dairesi 2021/55 E. , 2022/1351 K. … Tehdit suçunun meydana gelmesi için soyut tehlike doğurmaya elverişli eylemin hangi vasıtayla olursa olsun (sözle, mektupla, işaretle vb.) karşı tarafa ulaşması gerekir Tehdit suçunda önemli olan kullanılan vasıta değil, mağdurun kötülüğe maruz kalacağını bilmesidir. …
6. Ceza Dairesi 2023/8900 E. , 2024/10336 K. … Bunun doğal sonucu sanık hareketinin veya sözlerinin bir sonuç içermesi, bir kötülük yapılacağını açıkça göstermesi gerekir Söylediği söz veya davranışından yapacağı kötülük veya davranış rahatlıkla anlaşılmalıdır Objektif ve orta seviyedeki herkes bu hareketi tehdit olarak anlayacak ve etkilenebilecek olmalıdır Mağdurun aşırı korkaklığı ya da evhamları nedeniyle korkuya kapılması sebebi ile tehdit suçu oluşmaz. …
Ceza Genel Kurulu 2015/272 E. , 2017/493 K. … TCK’nin 106/1-2. cümlesinde yazılı hukuki konulardan birisi de ‘sair kötülük’tür Bu ibare; mağdura yönelik gerçekleşen tehdit eyleminin, bireyin yaşamı, vücut dokunulmazlığı ve cinsel dokunulmazlığı ile mal varlığı dışında kalan belirsiz nitelikteki hukuksal bir değere yönelik olarak gerçekleşmiş olması gerektiği anlamına gelmektedir … Tehdidin mağdurun belli bir menfaatine yönelmiş olmasının önemi bulunmamaktadır, mağdurun huzurunun bozulması yeterlidir. …

1) TCK m. 106 Tehdit Suçunun Unsurları (Genel)
Tehdit suçu uygulamada değerlendirilirken, öğretide ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen beş temel unsur seti üzerinden analiz yapılır. Bu unsurlar, fiilin suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesinde yol gösterici niteliktedir.
1.1. Failin İrade Beyanı: “Gelecekte Kötülük Yapacağım”
Tehdit suçunun varlığı için, failin mağdura geleceğe yönelik bir kötülük iradesi bildirmesi gerekir. Sadece geçmişte yaşanan bir olayın anlatılması veya “geçmişte yaptım” şeklindeki ifadeler, her somut olayda tehdit olarak kabul edilmez. Yargıtay, özellikle bildirilen kötülüğün ileride gerçekleşeceği yönünde bir anlam taşımasına dikkat etmektedir.
1.2. Tehdit Konusu (Korunan Hukuki Değer)
Kanun koyucu, tehdit suçunu iki ana kategori üzerinden düzenlemiştir. İlk kategoride mağdurun hayatına, vücut bütünlüğüne veya cinsel dokunulmazlığına yönelen tehditler yer alır. “Seni öldüreceğim”, “Seni döveceğim” veya “Sana tecavüz edeceğim” gibi ifadeler bu kapsamda değerlendirilir ve kural olarak daha ağır yaptırıma tabidir.
İkinci kategoride ise malvarlığı itibarıyla büyük bir zarar veya sair bir kötülük tehdidi bulunmaktadır. “Evinizi yakarım”, “İş yerini batırırım” ya da “Seni mahvederim” gibi ifadeler, somutlaştırıldığı ölçüde bu gruba girer. Burada “büyük zarar” ölçütü somut olaya göre değerlendirilir; ayrıca “sair kötülük” kavramı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında geniş yorumlanmaktadır.
1.3. Elverişlilik ve Objektiflik Ölçütü
Yargıtay’a göre tehdit, açıkça bir kötülük içermeli ve objektif olarak orta seviyedeki bir kişinin bunu tehdit olarak algılayabileceği nitelikte olmalıdır. Bu nedenle her kaba söz veya öfke patlaması tehdit suçunu oluşturmaz. Buna karşılık, zaman, yer veya sonuç içeren somut ifadeler tehdit yönünden daha güçlü kabul edilir.
1.4. Mağdura Ulaşma Şartı
Tehdit, söz, yazı, mesaj, e-posta, sosyal medya iletisi, işaret veya imalı hareket gibi her türlü iletişim aracıyla işlenebilir. Burada belirleyici olan kullanılan vasıta değil, tehdidin mağdura ulaşmış olmasıdır. Tehdit mağdur tarafından öğrenildiği anda bu unsur gerçekleşmiş sayılır.
1.5. Manevi Unsur: Kast
Tehdit suçu yalnızca kasten işlenebilir. Failin, mağdurda korku veya tedirginlik yaratmaya elverişli şekilde gelecekte kötülük yapacağını bildiğini ve istediğini ya da en azından bu sonucu öngörüp kabullendiğini ortaya koyan bir irade sergilemesi gerekir.
2) Sözle Tehdit Senaryoları (Yüz Yüze – Telefon)
2.1. Yüz Yüze Sözlü Tehdit
Yüz yüze söylenen tehdit içerikli ifadeler uygulamada sıkça görülür. “Seni geberteceğim”, “Kardeşini öldüreceğim” veya “İş yerini yakarım” gibi sözler, içeriğine göre hayat, vücut dokunulmazlığı ya da malvarlığına yönelik tehdit kapsamında değerlendirilir. Bu tür olaylarda delil sorunu öne çıkar; tanık beyanları, kamera kayıtları ve taraflar arasındaki önceki husumet önem kazanır.
2.2. Telefonla Tehdit
Telefonla yapılan tehditlerde çağrı kayıtları, arama saat ve süreleri ile konuşma içeriğini destekleyen mesajlaşmalar delil olarak değerlendirilebilir. Bazı hâllerde ses kayıtları da gündeme gelse de, bunların hukuka uygunluğu ayrıca tartışma konusudur.

3) Yazıyla Tehdit (Mektup, Not, Özel İşaret)
Kanunda imzasız mektup ve özel işaretler nitelikli hâl olarak ayrıca düzenlenmiştir. Kapıya bırakılan tehdit notları, aracın sileceğine konulan yazılar veya işyeri önüne çizilen semboller uygulamada sıkça karşılaşılan örneklerdir. Bu tür vakalarda kamera kayıtları, parmak izi, notun bulunduğu yerin keşfi ve tehdidin kime yönelik olduğunun tespiti soruşturma açısından önem taşır.
4) Dijital İletiyle Tehdit (SMS, WhatsApp, DM, E-posta)
4.1. Dijital Mesajlarda Ulaşmanın İspatı
Dijital tehditlerde mesajın mağdura ulaştığının ispatı çoğu zaman daha kolaydır. Ekran görüntüleri, cihaz incelemeleri, IP veya platform kayıtları bu noktada delil olarak kullanılabilir.
4.2. İma, Görsel ve Emoji Yoluyla Tehdit
Tek başına bir görsel veya emoji her zaman tehdit sayılmayabilir. Ancak önceki mesajlaşmalar, taraflar arasındaki husumet veya aynı gün gerçekleşen takip gibi olgularla birlikte değerlendirildiğinde tehdit niteliği kazanabilir.
4.3. Grup Mesajı ve Story Üzerinden Tehdit
Tehdidin mağdura ulaştığının ispatlanabildiği hâllerde, grup mesajları veya sosyal medya paylaşımları da suç kapsamında değerlendirilir. Mağdurun paylaşımı gördüğü veya kendisine doğrudan yöneltildiği ortaya konulmalıdır.
5) Dolaylı Tehdit
Dolaylı tehdit, üçüncü kişiler aracılığıyla veya ima yoluyla gerçekleştirilebilir. Failin bir başkasına “git söyle” şeklinde talimat vermesi hâlinde, mağdurun tehdidi öğrenip öğrenmediği belirleyici olur. Ayrıca mağdurun yakınına yöneltilen tehditler de kanun kapsamında açıkça korunmaktadır. “Görürsün” veya “Seni bitireceğim” gibi ifadelerde ise Yargıtay, açık bir kötülük iradesinin bulunup bulunmadığını objektif ölçütle değerlendirir.
6) Şikayet
Tehdit suçunda şikâyet koşulu, tehdidin türüne göre değişir. Hayat, vücut bütünlüğü veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditler uygulamada genellikle resen soruşturulurken; malvarlığına yönelik büyük zarar veya sair kötülük tehdidi açıkça şikâyete bağlıdır. Bu ayrım, soruşturmanın başlatılması ve şikâyetten vazgeçmenin sonuçları açısından kritik öneme sahiptir.
7) Uzlaştırma (CMK m. 253)
Tehdit suçunun birinci fıkra kapsamındaki hâlleri uzlaştırmaya tabidir. Savcılık yeterli şüphe görmesi hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir ve tarafların anlaşması hâlinde ceza muhakemesi sona erer. Ancak uzlaştırma süreci, delil toplanmasına veya koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir.

8) Koruma Tedbirleri ve Tutuklama
Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin, bir tutuklama nedeninin ve ölçülülük ilkesinin birlikte bulunması gerekir. Tehdit dosyalarında ısrarlı takip, silahla tehdit, delillere müdahale girişimi veya kaçma şüphesini gösteren olgular tutuklamayı güçlendirebilir. Bunun dışında adli kontrol gibi daha hafif koruma tedbirleri de somut olaya göre gündeme gelebilir.
9) TCK m. 106 Tehdit Suçunun Unsurlarında Uygulamada Veriyi Düzenlemek ve Hukuki Analizi Standardize Etmek: Apilex ile Pratik Yaklaşım
Bu makalede ele aldığımız maddi unsur (geleceğe dönük kötülük iradesi), mağdura ulaşma şartı, objektif elverişlilik ölçütü, şikâyet–uzlaştırma ayrımı ve koruma tedbirleri (özellikle tutuklama değerlendirmesi) aslında tek tek “bilgi” değil; dosya üzerinde sistematik şekilde doğrulanması gereken kontrol noktalarıdır. Uygulamada en büyük sorun, olayın kendisinden çok olayı ispatlamaya yarayan veri parçalarının dağınıklığıdır: mesaj ekran görüntüleri farklı tarihlerde alınmış olabilir, telefon aramaları HTS dökümünde başka bir numarayla görünebilir, sosyal medya paylaşımları sonradan silinebilir, tanık beyanları çelişkili olabilir. Bu nedenle, hukuki nitelendirme yapılmadan önce “dosya mühendisliği” diyebileceğimiz bir hazırlık safhası ortaya çıkar.
Apilex, tam bu noktada, avukatın ya da hukukçunun aynı tip dosyalarda tekrar tekrar yaptığı işleri şablonlaştırmasına ve mevzuat–içtihat–olay verisi üçlüsünü tek bir çalışma mantığında birleştirmesine imkân veren bir çalışma düzeni sunar. Aşağıdaki bölümler, bu makalenin devamı olarak, TCK m. 106 bağlamında bir dosya çalışmasını Apilex yaklaşımıyla nasıl daha düzenli ve hızlı yürütebileceğini anlatan pratik bir kılavuz niteliğindedir.
9.1. “Olay → Unsur → Delil” Üçgeni: Dosyayı Önce Yapısallaştırma
TCK m. 106 Tehdit Suçu bakımından tartışma çoğu zaman “söz söylendi mi?” sorusundan başlamaz; daha kritik olan soru şudur: Söylenen/iletilen içerik, geleceğe dönük bir kötülük iradesini, objektif olarak anlaşılabilir şekilde içeriyor mu ve mağdur tarafından öğrenildi mi? Bu iki soru, unsurların omurgasını oluşturur.
Apilex kullanırken pratikte en iyi sonuç veren yöntem, dosyayı şu üç başlıkta katmanlandırmaktır:
- Olay Özeti (Kronoloji): Kim, kime, ne zaman, hangi vasıtayla, hangi içerikte bir ileti gönderdi/söyledi? Olayın öncesinde bir husumet, dava, boşanma süreci, iş ilişkisi, borç ilişkisi var mı?
- Hukuki Unsur Haritası: İrade beyanı, konu (hayat/vücut/cinsel dokunulmazlık veya malvarlığı/sair kötülük), elverişlilik, mağdura ulaşma, kast.
- Delil Envanteri: Her unsurun altına hangi delil koyulabiliyor? (mesaj kaydı, ekran görüntüsü, cihaz incelemesi, tanık, kamera, tutanak, sosyal medya linki/çıktısı, ihtarname vs.)
Bu yaklaşımın faydası şudur: Eğer bir unsur boş kalıyorsa (örneğin mağdura ulaşma ispatlanamıyorsa), daha en baştan “nitelendirme tartışması” yerine “delil stratejisi” çalışmaya geçersin.
9.2. Tehdit Suçu Dijital İçeriklerde Pratik Standart: Ekran Görüntüsü Yetmez, Bağlam Gerekir
Dijital iletilerle kurulan senaryolarda (WhatsApp, DM, e-posta gibi) ispatın kolaylaştığı düşünülse de, yargılamada sık karşılaşılan problem şudur: Tek bir ekran görüntüsü, çoğu zaman bağlamı göstermediği için tartışmalı hâle gelir. Bağlam ise şu sorularla kurulur:
- Mesajın öncesinde ne yazışıldı?
- Mesaj kime ait (hesap/numara aidiyeti)?
- Mesajın tarihi-saat bilgisi ve sürekliliği var mı?
- Karşı tarafın verdiği tepki (korku, kaçınma, engelleme, şikâyet zamanı) mesajla tutarlı mı?
Apilex’in doküman çalışma yaklaşımıyla uyumlu şekilde, dijital deliller için şu pratik standardı öneriyorum:
“3 katmanlı dijital delil paketi” oluştur.
- Katman 1: Ham veri (tam sohbet dökümü / e-posta zinciri / mümkünse dışa aktarım).
- Katman 2: Sunum verisi (sayfa numaralı ekran görüntüleri, her sayfada tarih-saat görünür, numara/hesap adı görünür).
- Katman 3: Bağlam notu (hangi ekran görüntüsü hangi unsuru ispatlar; bu içerik hangi tarihte, hangi olayın hemen sonrasında geliyor).
Bu paket, hem soruşturma aşamasında savcılığa sunumda hem de kovuşturmada mahkemeye anlatımda düzen sağlar. Ayrıca şunu da unutma: ileti içeriği tek başına değil, tarafların ilişkisi ve olayın akışıyla birlikte değerlendirilir.
9.3. Tehdit Suçu Şikayet ve Uzlaştırma Ayrımında “Yanlış Otomatik Pilot” Riskini Azaltma
Uygulamada çok sık yapılan hatalardan biri, her dosyada otomatik olarak “şikâyet var mı, yok mu?” sorusunu tek bir cümleyle geçmektir. Oysa TCK m. 106/1 içinde bile iki farklı yapı vardır:
- Hayat/vücut/cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle olan kısım
- Malvarlığı itibarıyla büyük zarar veya sair kötülük tehdidi
Bu ayrımın sonucu, hem soruşturmanın ilerleyişini hem de uzlaştırma kanalını etkileyebilir. Apilex üzerinden çalışırken pratik fayda sağlayan yöntem, bu başlık için ayrı bir mini-checklist kullanmaktır:
- İsnat edilen söz/ileti, hangi kategoriye daha yakın?
- “Sair kötülük” mü tartışılıyor; tartışılıyorsa kötülük ne? (işten attırma, itibar zedeleme, sosyal çevreyi dağıtma, ifşa tehdidi vb.)
- Şikâyet süresi, vazgeçme, uzlaştırma teklif süreci bakımından zaman çizelgesi çıkarıldı mı?
- Uzlaştırma teklifi gelirse edim (maddi/manevi) nasıl kurgulanabilir; hukuka uygunluk açısından risk var mı?
Burada amaç, sadece “uzlaştırma var/yok” demek değil; dosya stratejisini buna göre kurmaktır. Bazı olaylarda taraflar arası iletişim devam edeceği için (örneğin iş ilişkisi veya aile içi temas), uzlaştırma aşamasında kurulacak dil ve edim tasarımı, sonraki uyuşmazlıkları ciddi şekilde etkiler.

9.4. Tehdit Suçu Koruma Tedbirleri ve Risk Yönetimi: Ölçülülük Merkezli Notlandırma
Koruma tedbirleri değerlendirmesinde (özellikle tutuklama veya adli kontrol) iki problem ortaya çıkar:
- Dosyada “somut delil” seviyesi yetersiz olabilir.
- Delil olsa bile tedbir “ölçülü” olmayabilir.
Bu nedenle, Apilex’te dosya notlarını şu mantıkla tutmak iyi sonuç verir: Tedbir için delil değil, risk ispatlanır. Risk ise çoğunlukla şu başlıklardan doğar: kaçma, delil karartma, mağdur üzerinde baskı, tekrar etme ihtimali. Burada pratik bir yöntem olarak “Risk Göstergeleri Listesi” oluştur:
- Failin mağdura tekrar tekrar ulaşma çabası var mı? (çok sayıda arama/mesaj)
- Üçüncü kişiler üzerinden temas kurma var mı?
- Mağdurun yakınlarına yönelen ifadeler var mı?
- Fiziksel yakınlaşma/izleme iddiası var mı?
- Delilleri yok etme/silme/hesabı kapatma gibi davranışlar var mı?
Bu göstergeler, olayla birlikte okunur ve tedbir tartışmasını somutlaştırır. Böylece mahkemeye sunacağın talepler (ör. belirli yerlere yaklaşmama, iletişim kurmama, adli kontrol yükümlülükleri gibi) daha hedefli hâle gelir.
9.5. Tehdit Suçu İçtihat ve Mevzuatla “Gerekçe Kurma”: Metin Değil, Argüman Üretme
Birçok dilekçede problem, mevzuat ve içtihat alıntılarının “metin olarak” bulunmasına rağmen argümanın kurulamamasıdır. Apilex’in sağladığı çalışma düzeniyle uyumlu şekilde, her alıntıyı şu üç soruyla ilişkilendirmen güçlü bir teknik oluşturur:
- Bu paragraf hangi unsuru destekliyor? (ulaşma, elverişlilik, kast, sair kötülük)
- Somut olayda hangi olguyla birleşiyor? (örneğin “imzasız mektup” → işyeri kapısına not bırakma)
- Sonuç olarak ne talep ediyorum? (kamu davası açılması/kovuşturmaya yer olmadığı/uzlaştırma/adli kontrol)
Bu yöntemde hedef, “çok alıntı” değil; doğru alıntı + doğru bağlama ile kısa ve ikna edici gerekçe üretmektir.
9.6. Tehdit Suçu Pratik Checklist: Dosya Çalışması İçin 12 Maddelik Kontrol Listesi
Aşağıdaki liste, bu makalenin tamamındaki unsurlarla uyumlu, dosya açarken “unutulanları” azaltan bir pratik kontrol setidir. Apilex’te bir dosya şablonu gibi kullanılabilecek şekilde düzenlenmiştir:
- İletinin/sözün tam metni çıkarıldı mı (kelime kelime)?
- İfade geleceğe dönük bir kötülük içeriyor mu, yoksa hakaret/kaba söz düzeyinde mi?
- Tehdit edilen değer kategorisi net mi (hayat–vücut–cinsel dokunulmazlık / malvarlığı büyük zarar / sair kötülük)?
- Objektif elverişlilik (orta seviyedeki kişi) bakımından bağlam notu yazıldı mı?
- Mağdura ulaşma: mağdurun bunu nasıl öğrendiği ispatlanabiliyor mu?
- Dijital deliller için 3 katmanlı paket hazır mı (ham veri–sunum–bağlam)?
- Hesap/numara aidiyeti için ek delil var mı (rehber kaydı, ödeme, önceki yazışmalar)?
- Tanık varsa, tanığın olayı bizzat duyma/görme düzeyi net mi?
- Şikâyet koşulu bakımından kategori doğru mu; süreler ve vazgeçme etkileri notlandı mı?
- Uzlaştırma ihtimali varsa tarafların menfaati ve olası edim taslağı çıkarıldı mı?
- Koruma tedbiri gerekiyorsa risk göstergeleri somut olgularla yazıldı mı?
- Sonuç talebi (soruşturma/kovuşturma/tedbir) tek paragrafta, açık ve ölçülü kuruldu mu?
9.7. Kapanış: Standartlaştırılmış Çalışma, Daha Az Hata ve Daha Güçlü Dosya
Bu tür dosyalarda başarıyı belirleyen şey yalnızca “doğru maddeyi bilmek” değildir. Aynı zamanda delili düzenlemek, unsurları sıraya koymak, içtihadı doğru yere bağlamak ve muhakeme araçlarını (şikâyet–uzlaştırma–tedbir) somut olaya uygun şekilde kullanmaktır. Apilex ile amaç, ezberden “genel anlatım” üretmek yerine, her olayda tekrar edilebilir bir çalışma standardı kurmaktır.
Bu standardın en pratik sonucu şudur: dosyanın bir noktasında tartışma çıktığında (örneğin “bu ifade gerçekten TCK m. 106 kapsamında mı?”), cevap aramak için tüm metni baştan yazmak zorunda kalmazsın; sadece ilgili unsuru ve onu destekleyen delil paketini güçlendirirsin. Böylece hem zamandan kazanır hem de daha ikna edici bir hukuki anlatım kurarsın.


Bir yanıt yazın