1. Giriş: Fesih İradesi ile Fiili Durum Arasındaki Hukuki İlişki
İş hukukunda haklı nedenle derhal fesih, bozucu yenilik doğuran bir hak olup, muhataba ulaştığı anda hukuki sonuçlarını doğurur. Ancak teorideki bu “anlık” sonuca rağmen, uygulamada sıklıkla “fiili devamlılık” durumuyla karşılaşılmaktadır. İşçinin, 4857 sayılı İş Kanunu veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında haklı bir sebeple sözleşmeyi feshettiğini bildirmesine rağmen işyerinde çalışmayı sürdürmesi, yargılama aşamasında feshin geçerliliğinden tazminat miktarına kadar her şeyi değiştirebilecek kritik bir olgudur.
Bu yazımızda, işçinin haklı fesih iradesini açıkladıktan sonra fiilen çalışmaya devam etmesinin doğurabileceği hukuki sonuçlar; TBK m. 435, TBK m. 439 ve İş Kanunu m. 22 çerçevesinde, Yargıtay’ın güncel “dürüstlük kuralı” ve “beyan–davranış tutarlılığı” ilkeleriyle ele alınacaktır.
2. Hukuki Temeller ve “Katlanılamazlık” Kriteri
Haklı nedenle derhal feshin temel dayanağı TBK m. 435’tir. Kanun koyucu, feshin geçerliliği için ana ölçüt olarak “dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesinin beklenememesi” durumunu şart koşar. Bu “katlanılamazlık” durumu, feshin kural olarak derhal sonuç doğurmasını gerektirir.
İşçinin fesih iradesini ortaya koyduktan sonra işyerine gitmeye devam etmesi, ücret ödemelerinin normal akışında sürmesi ve iş görme ediminin aynen ifa edilmesi durumunda, “gerçekten fesih gerçekleşti mi?” yoksa “fesih iradesi uygulanmadı mı?” soruları uyuşmazlığın merkezine oturur. Bu soruların yanıtı; devamın süresi, amacı (devir-teslim, geçiş süreci) ve yazılı ihtirazi kayıt olup olmamasına göre belirlenir.
3. Fesih Sonrası Çalışmaya Devam Etmenin 6 Temel Etkisi
3.1. Etki 1: “Derhal Fesih” İddiasının ve Katlanılamazlık İlkesinin Zayıflaması
Mevcut şartlarda çalışmaya devam etmenin işçiden beklenemeyeceği, haklı fesihte temel iddiadır. İşçinin fesihten sonra fiilen çalışmaya devam etmesi, bu iddianın samimiyetini sorgulatır ve işverenin “Madem sürdürülmesi beklenemezdi, neden devam ettin?” şeklindeki savunmasını güçlendirir.
- Anlık ve Tek Seferlik Olaylar: Fesih sebebi bir tartışma veya tek bir eylem gibi anlık bir olay ise, çalışmaya devam edilmesi “derhal fesih” tezini ciddi oranda zayıflatır.
- Süreklilik Arz Eden İhlaller: Ücretin düzenli ödenmemesi, mobbing veya iş sağlığı ve güvenliği riskleri gibi süreklilik gösteren ihlallerde, çalışmaya devam edilse bile “ihlal devam ediyor” argümanı daha güçlü olabilir. Ancak burada dahi dürüstlük kuralı çerçevesinde makul bir sürenin aşılmaması gerekir.

3.2. Etki 2: Zımni Vazgeçme ve Fesih İradesinin Etkisizleşmesi
Fesih beyanı muhataba ulaştığı an hüküm doğursa da, tarafların iş ilişkisini normal şekilde sürdürmesi, fesih iradesinin fiilen uygulanmadığı veya tarafların sözleşmeyi sürdürmekte anlaştıkları şeklinde yorumlanabilir.
- Etkisizleşme Olguları: İşçinin uzun süre çalışmaya devam etmesi, ücret ve prim düzeninin kesintisiz sürmesi ve işçinin fesih gerekçesini yazılı olarak tekrar etmemesi bu durumu güçlendirir.
- İrade Çatışması: Burada en kritik ayrım, işçinin gerçekten fesih iradesinden dönüp dönmediği, yoksa sadece geçiş/devir-teslim gibi zorunlu sebeplerle mi kısa süreli devam ettiğidir. Yazılı ihtirazi kayıt bu ayrımda belirleyici rol oynar.
3.3. Etki 3: Fesih Tarihinin Tartışmalı Hale Gelmesi ve Alacak Hesaplamaları
Haklı fesih sonrası çalışmaya devam edilmesi, fesih tarihinin tespitini bir uyuşmazlık konusu haline getirir ve bu durum tüm alacak kalemlerini doğrudan etkiler.
- Senaryo A (Bildirim Tarihi): Fesih, ilk bildirimin ulaştığı tarihte gerçekleşmiş kabul edilebilir. Bu halde sonraki çalışmalar “fiili çalışma” sayılır ve ücreti ayrıca hesaplanır.
- Senaryo B (Fiili Ayrılık Tarihi): Sözleşmenin sona ermesi işçinin fiilen ayrıldığı “son gün”e bağlanabilir.
- Pratik Etkiler: Bu ihtilaf kıdem tazminatı hesabındaki hizmet süresini, son ücretin tespitini, kullanılmamış izin ücretlerini ve fazla mesai alacaklarının kapsamını doğrudan değiştirir. Ayrıca SGK işten çıkış kodu ve tarihinin yorumlanması da bu karara bağlıdır.
3.4. Etki 4: Haklı Fesih Kabul Edilmezse Doğacak “İstifa” ve Tazminat Riskleri
İşçi haklı fesih iddiasıyla çalışmaya devam eder ve sonrasında işi bırakırsa; ancak mahkeme “haklı sebep” görmezse, işçi açısından ağır riskler doğar.
- Kıdem Tazminatı Kaybı: Haklı fesih ispat edilemezse işçinin kıdem tazminatı hakkı tamamen riske girer.
- İhbar Tazminatı Yükümlülüğü: İşçi bildirim süresine uymadan ayrılmış sayılacağından, işveren ihbar tazminatı talep edebilir.
- Haksız Fesih ve Ani Terk (TBK 439): Olay “haklı sebep yokken ani terk” olarak yorumlanırsa, TBK m. 439 çerçevesinde işverenin tazminat iddiaları gündeme gelebilir. İşçinin çalışmaya devam etmiş olması, işverenin “zaten haklı sebep yoktu, işçi kendi ayrıldı” savunmasını güçlendirir.
3.5. Etki 5: İşverenin “İhlali Giderdim / Düzelttim” Savunmasının Güçlenmesi
Haklı fesih sebepleri genellikle ücret, çalışma koşulları veya mobbing gibi konulara dayanır. İşçi fesih bildiriminden sonra çalışırken işveren bazı adımlar atabilir.
- İyileştirme Çabaları: İşveren ücretleri yatırmaya başlayabilir, görev değişikliğini geri alabilir veya iş şartlarını düzeltebilir.
- Savunma Stratejisi: Bu durumda işveren, “Artık sürdürülmesi beklenemeyen durum kalmadı” veya “Olay iddia edildiği kadar ağır değildi” argümanını daha rahat ileri sürebilir. İşçinin bu süreçte geçmiş dönem alacaklarını ve fesih gerekçesini yazılı olarak sürdürmesi kritiktir.
3.6. Etki 6: Delil Stratejisi ve Yazılı Kayıtların (İhtirazi Kayıt) Rolü
Haklı fesih sonrası çalışmaya devam edilecekse, hak kaybını önlemenin tek yolu “ihtirazi kayıt” oluşturmaktır.
- Kayıt İçeriği: Kayıtta, haklı fesih iradesinin devam ettiği, hakların saklı tutulduğu ve işyerinde bulunma sebebinin sadece devir-teslim, belge teslimi veya geçiş süreci olduğu açıkça belirtilmelidir.
- Olumsuz Sonuç: Bu kayıtlar yoksa, işveren “sözleşmenin kesintisiz devam ettiği” iddiasını güçlü bir şekilde kurar. İspat için noter ihtarı, KEP e-postası, banka dekontları, bordrolar ve mesajlaşmalar titizlikle saklanmalıdır.

4. Uygulamada Süre ve Amaç Analizi
Yargıtay ve alt mahkemeler değerlendirme yaparken genellikle süre ve amaç eksenini temel alır:
- Kısa Süreli Devam (Birkaç Gün): Devir-teslim, evrak iadesi veya kısa bir geçiş süreci için sınırlıysa ve ihtirazi kayıt mevcutsa, haklı fesih iddiası korunabilir.
- Uzun Süreli Devam (Haftalar/Aylar): Tam performansla uzun süre çalışmaya devam edilmesi, “derhal fesih” tezini çökertebilir, fesih tarihini belirsizleştirir ve işverenin “fesih yok/geri alındı” savunmasını kuvvetlendirir.
5. Avukatlar ve İşçiler İçin Uygulanabilir Öneriler
Haklı fesih bildirimi yapıldıktan sonra çalışmaya devam etmek zorunda kalınırsa, şu risk azaltma adımları izlenmelidir:
- Yazılı Tekrar: Fesih sebebinizi ve haklarınızı noter, KEP veya e-posta yoluyla tekrar edin.
- Amaç Belirleme: İşyerinde bulunma sebebinizi (devir-teslim vb.) ihtirazi kayıtla belgeleyin.
- Mali Veriler: Ücret, mesai ve prim alacakları için banka dekontlarını ve bordroları saklayın.
- Strateji Kurgusu: Arabuluculuk ve dava aşamasında, özellikle fesih tarihi ve çıkış kodu üzerine kurulu bir delil seti oluşturun.
6. Hakkaniyet ve Profesyonel İçtihat Analizi
Sonuç olarak; haklı fesih, hizmet ilişkisinin sürdürülmesinin beklenemediği hallerde “derhal” sonuç doğuran keskin bir haktır. İşçinin bu beyandan sonra çalışmaya devam etmesi, feshin samimiyetini zedeleyebilir, tazminat hesaplarını değiştirebilir ve işçiyi “haksız fesih/istifa” konumuna düşürebilir.
Bu karmaşık hukuki süreçte, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2011/5305 E. ve 2012/522 K. sayılı kararı gibi ilkesel kararların doğru analiz edilmesi hayati önem taşır.
Mesleki Not: İş hukuku uyuşmazlıklarında dilekçelerinizi hazırlarken, “fesih sonrası çalışma” ve “zımni vazgeçme” gibi konulardaki en güncel Yargıtay kararlarına saniyeler içinde ulaşmak için Apilex yapay zeka destekli içtihat tarama programını kullanabilirsiniz. Özellikle değişen içtihatlar karşısında davanızı garantiye almak için profesyonel araçlardan destek almanız önerilir.
7. Mesleki Not: Fesih Sonrası Çalışma ve Zımni Vazgeçme Tartışmalarında Apilex’in Sağladığı Profesyonel Avantajlar
İş hukuku uyuşmazlıklarında haklı fesih sonrası çalışmaya devam edilmesi meselesi, yalnızca maddi vakıaların değil; içtihat okuması, zamanlama analizi ve doğru delil stratejisinin birlikte yürütülmesini gerektiren çok katmanlı bir tartışmadır. Bu tür dosyalarda çoğu zaman davanın kaderini belirleyen husus, kanun maddesinin lafzından ziyade Yargıtay’ın fesih iradesi–fiili davranış tutarlılığı, dürüstlük kuralı ve zımni vazgeçme ekseninde geliştirdiği içtihatlardır. Tam da bu noktada, klasik anahtar kelime aramalarının yetersiz kaldığı; bağlamsal, dosya özelinde ve güncel içtihat analizine ihtiyaç duyulduğu görülmektedir.
Apilex yapay zeka destekli içtihat tarama ve hukuki analiz altyapısı, özellikle fesih sonrası çalışma, fesih tarihinin belirsizleşmesi ve haklı fesih–istifa ayrımının kritik olduğu dosyalarda, avukatlara yalnızca hız değil stratejik üstünlük de kazandırır.

7.1. Fesih Sonrası Çalışma Uyuşmazlıklarında İçtihat Okumasının Kritik Rolü
Haklı fesih iddiası, teorik olarak tek taraflı bir beyanla sonuç doğurur. Ancak uygulamada Yargıtay, bu beyanın sonrasındaki davranışları titizlikle inceler. İşçinin fesihten sonra kaç gün çalıştığı, hangi işlerde görev aldığı, ücret ödemelerinin nasıl sürdüğü ve ihtirazi kayıt bulunup bulunmadığı; karar gerekçelerinde belirleyici rol oynar.
Bu noktada sorun şudur: Aynı hukuki kavram (haklı fesih) altında, birbirinden tamamen farklı sonuçlara varan onlarca Yargıtay kararı bulunmaktadır. Bir kararda üç günlük devam “makul geçiş süreci” sayılırken, başka bir kararda bir haftalık devam “fesih iradesinin zımnen geri alınması” olarak yorumlanabilmektedir.
Apilex’in anlamsal karar arama motoru, yalnızca “haklı fesih” veya “fesih sonrası çalışma” kelimelerini değil; olay örgüsünü, süre unsurunu ve taraf davranışlarını esas alarak benzer dosyaları saniyeler içinde önünüze getirir. Böylece avukat, kendi dosyasına en yakın içtihat kümesini tek tek manuel taramak zorunda kalmaz.
7.2. Zımni Vazgeçme ve Dürüstlük Kuralı Analizinde Apilex’in Katkısı
Zımni vazgeçme iddiası, çoğu zaman soyut bir kavram gibi görünse de Yargıtay kararlarında oldukça somut kriterlere bağlanmıştır. Ücretlerin çekincesiz alınması, uzun süre sessiz kalınması, fesih gerekçesinin yazılı olarak tekrar edilmemesi gibi olgular; fesih iradesinin etkisizleştiği yönünde değerlendirilir.
Apilex, ilgili kararların gerekçe bölümlerini öne çıkararak; mahkemenin hangi davranışı neden zımni vazgeçme olarak kabul ettiğini net biçimde gösterir. Bu özellik, dilekçe yazımında “emsal karara uygunluk” sağlamakla kalmaz; aynı zamanda karşı tarafın muhtemel savunma argümanlarını da önceden görmeyi mümkün kılar.
Örneğin, işçinin fesihten sonra çalışmaya devam ettiği bir dosyada Apilex üzerinden yapılan bir tarama ile;
- Kısa süreli devamın kabul edildiği kararlar,
- Uzun süreli devamın feshi geçersiz kıldığı kararlar,
- İhtirazi kaydın belirleyici olduğu içtihatlar
tek ekranda gruplanabilir.
Bu sayede avukat, dosyasını yalnızca “haklıyız” iddiası üzerine değil; olası risk senaryolarına karşı da hazırlıklı hale getirir.
7.3. Fesih Tarihi Tartışmalarında Dosya Bazlı Strateji Kurulması
Fesih sonrası çalışmanın en kritik sonuçlarından biri, fesih tarihinin tartışmalı hale gelmesidir. Bu durum kıdem tazminatı hesabından SGK çıkış koduna, izin alacaklarından faiz başlangıç tarihlerine kadar birçok kalemi doğrudan etkiler.
Apilex’in proje ve dosya yönetimi özelliği sayesinde, ilgili dava dosyasına tüm belgeler (fesih bildirimi, ihtarname, bordrolar, banka dekontları, mesajlaşmalar) yüklenebilir ve yapay zeka bu belgeleri fesih tarihi perspektifinden analiz edebilir. Avukat, “mahkeme fesih tarihini şu gün kabul ederse ne olur?” sorusuna, içtihat destekli ve somut bir cevap alabilir.
Bu, özellikle arabuluculuk aşamasında ciddi bir avantaj sağlar. Taraflar, olası yargı risklerini net biçimde gördüğünde uzlaşma zemini daha rasyonel kurulabilir.
7.4. Dilekçe Yazımında İçtihatla Bütünleşik Editör Deneyimi
Fesih sonrası çalışma ve zımni vazgeçme gibi teknik konular, yüzeysel anlatımlarla ikna edici olmaz. Mahkemenin dikkatini çeken husus; somut olay–içtihat–hukuki ilke üçgeninin tutarlılığıdır.
Apilex’in dilekçe ve belge yazım editörü, avukatın hazırladığı metni anlık olarak analiz eder; ilgili Yargıtay kararlarını ve mevzuat hükümlerini bağlamsal şekilde önerir. Böylece dilekçe, yalnızca uzun değil; hedefli ve içtihatla uyumlu bir metne dönüşür.
Özellikle işveren vekilleri açısından, “haklı fesih iddiasının neden zayıfladığı” veya “fesih iradesinin neden zımnen geri alındığı” savunmasının güçlü kurulması; işçi vekilleri açısından ise kısa süreli devamın neden feshi geçersiz kılmadığının gerekçelendirilmesi, Apilex destekli yazım süreciyle çok daha sistematik hale gelir.
7.5. Güncel İçtihat Takibi ve Değişen Yaklaşımlara Hızlı Uyum
İş hukuku, içtihatla şekillenen ve zaman içinde yaklaşımı değişebilen bir alandır. Özellikle kapatılan 22. Hukuk Dairesi kararları ile güncel 9. Hukuk Dairesi kararları arasında yaklaşım farkları görülebilmektedir.
Apilex’in sürekli güncellenen içtihat havuzu, avukatın eski ama artık etkisi zayıflamış kararlara dayanmasını engeller. Fesih sonrası çalışma gibi gri alanlarda, en güncel eğilimi görmek dava stratejisinin başarısı açısından belirleyicidir.
7.6. Profesyonel Risk Yönetimi İçin Apilex
Haklı fesih sonrası çalışmaya devam edilmesi, iş hukukunun en riskli alanlarından biridir. Bu tür dosyalarda başarı, yalnızca hukuki bilgiye değil; doğru içtihadı doğru yerde ve doğru şekilde kullanabilme becerisine bağlıdır.
Apilex, avukatlara bu beceriyi sistematik hale getiren bir altyapı sunar. Saniyeler içinde ulaşılan güncel içtihatlar, dosya bazlı analizler ve içtihatla bütünleşik dilekçe yazımı sayesinde; fesih sonrası çalışma ve zımni vazgeçme tartışmalarında kontrol tamamen avukatın eline geçer.
Bu nedenle, değişen içtihatlar karşısında davayı şansa bırakmak yerine; profesyonel, hızlı ve güvenilir bir hukuki teknolojiyle hareket etmek, modern iş hukuku pratiğinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.


Bir yanıt yazın